Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NAZLI ILICAK

İkinci aşamada beklentiler

PKK'lıların sınır dışına çekilmeleri, ateşkes ya da eylemsizlik halinden bir adım ileri.
Çünkü böylece, arzu edilmeyen olaylara meydan verilmeyecek; provokasyon ihtimali ortadan kalkacak. Bununla beraber, çekilme süreci kritik; ama, her iki tarafta da barış için kuvvetli bir isteğin bulunması, bu sürecin kazasız belâsız atlatılmasını kolaylaştırıyor. MGK bildirisi, yürütülen müzakerelere destek konusunda açık bir irade beyanı:
"Halkımızın huzur ve güvenliğini temin amacıyla yürütülen faaliyetler görüşülmüş, bu kapsamda sarf edilen çabaların kalıcı netice vermesi için alınması gerekli ilave tedbirler değerlendirilmiştir."
MGK bildirisinde, "bölücü terör örgütü"nden söz edilmiyor, tüm terör örgütleriyle mücadelede kararlılığın devamı vurgulanmakla yetiniliyor. PKK sınır dışına çekildikten sonra ikinci aşama başlayacak: Yasal değişiklikler ve yeni bir anayasa. Yeni anayasa hazırlanırken, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı" ya da "yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması"na karşı CHP ve MHP'den itiraz sesleri yükselse de, bunun toplumda önemli bir karşılığı olmaz. Buna mukabil, anayasada "Türk milleti" ifadesinin yer almasına BDP'nin tepki göstermeyeceğini sanıyorum ve umuyorum.
Tabii, Türk bayrağına da.
Ana dilde eğitimin kapısı, anayasanın 42'nci maddesi değiştirilerek açılabilir.
Mevcut metinde, "Türkçe'den başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında, Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez" yazıyor. Bu ibare, anayasadan çıkarıldığı takdirde, Kürtçe anadilde eğitime kanuni düzenlemelerle geçilebilir.
Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanunu belki anayasa kadar önemli. AK Parti, "dar bölge" olmasa bile, 3-4 milletvekilinin seçilebileceği "daraltılmış bölgeler" getirmeyi düşünüyor.
Avrupa Konseyi'nin de talepleri arasında bulunan barajın düşürülmesi hususu mutlaka gerçekleşecek. AK Parti 2'li bir sistem öneriyordu. Buna göre 100 milletvekili hiç baraj uygulamadan seçilecek, geri kalanlar için baraj devam edecek. Ama, oranın en az % 7'ye düşürülmesi söz konusu. Barajın, BDP'nin aşacağı bir seviyeye indirilmesi, onun Türkiye'nin partisi olmasını kolaylaştıracaktır.
BDP, bölgeye sıkışmışlığını aşarsa, herkes rahatlar. Hatta bu parti, sosyal demokrat kimliğiyle CHP'yle rekabet de edebilir. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, BDP'nin Türkiye partisi olma talebini sembolik bir cümleyle ifade ediyor ve Çeşme'ye belediye başkanı olmak istediğini söylüyor. Kalıcı bir barış sağlandığı takdirde neden olmasın.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA