YAZARA MAİL GÖNDER Uluslararası Af Örgüt raporu

YAZARLAR

Uluslararası Af Örgütü'nün Gezi raporu dikkate alınmalı; Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu, bu uyarılar çerçevesinde yeniden düzenlenmeli.
Uluslararası Af Örgütü'nün özetle söylediği şu: "Önceden bildirimde bulunulmaması, Gezi olaylarına müdahalenin gerekçesi olarak gösterildi. Oysa uluslararası hukuka göre, bildirim yapılmaması, müdahale sonucunu doğurmamalı."
Af Örgütü, bu düşüncesini, uluslararası hukuki metinlere dayandırıyor. Bunlardan biri AGİT Barışçıl Toplanma Özgürlüğü Kılavuzu: "Önceden bildirimin yapılmamasıyla ilgili makul sebepler sunulmamış olsa bile, yetkililer, barışçıl olduğu sürece, kendiliğinden gelişen toplumsal gösterileri koruyup, kolaylaştırmalı."
Af Örgütü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Oya Ataman kararına da atıfta bulunuyor: "Yetkililer, barışçıl gösterilere belli bir dereceye kadar hoşgörülü davranmalı. Bu olayda, polisin müdahalesi, kamu düzeninin bozulmasını önlemek için gerekli değildi."
AİHM, yasanın öngördüğü gibi önceden bildirimde bulunulmamasına rağmen, barışçıl eylemin dağıtılmasını toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğüne haksız müdahale olarak değerlendirmiştir.
Birleşmiş Milletler, "Kolluk kuvvetleri tarafından, kuvvet ve ateşli silâh kullanılması hakkında temel ilkeler" de, konumuzla ilgili: "Yasal olmayan, ancak şiddet içermeyen gösterilerin dağıtılması sırasında, kolluk kuvvetleri güç kullanımından uzak durmalı; bunun yapılamadığı durumlarda güç kullanımı asgari düzeyde tutulmalı." (Bir başka ifadeyle, eğer zora başvurmak kaçınılmaz hale gelmişse, polis bu yetkisini, sınırlı, hedeflenen amaca uygun ve zarar görenleri asgari düzeyde tutacak ölçüde kullanmalı.)
Yaralanan ya da etkilenen kişilere en kısa zamanda tıbbi yardımın sunulması da, uluslararası hukuka uygunluk açısından önemli şartlardan biri.
Af Örgütü, Gezi bilançosunu şöyle veriyor: "8 binden fazla kişi yaralandı; 61'i ağır yaralı. 11 kişi gözünü kaybetti. 104 kişi kafa travması yaşadı. 600 polis yaralandı. 1'i polis, 5 kişi hayatını kaybetti. Bir gösterici dövülerek (Ali İsmail Korkmaz), bir gösterici polis kurşunuyla (Ethem Sarısülük) öldürüldü."
Her kriz bir fırsattır. Dilerim, Gezi'de yaşadıklarımız da daha demokratik bir Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu'na sahip olmamız için vesile teşkil etsin.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.