YAZARA MAİL GÖNDER Hakan Fidan ve kara propaganda

YAZARLAR

Bayramda yazılarıma kısa bir ara verdim. Tatil olmasına rağmen siyasetin durgun geçtiği söylenemez.
Önce Wall Street Journal (WSJ), sonra Washington Post'ta çıkan MİT Başkanı Hakan Fidan'a ilişkin iki haber, üzerinde durulması gereken ilgi çekici tesbitler ihtiva ediyordu. Sevgili okurlarıma merhaba derken, birkaç gündür gündemi işgal eden bu konu üzerinde düşüncelerimi paylaşmayı faydalı görüyorum.
Hakan Fidan, göreve geldiği günden itibaren hakkında çeşitli iddialar dile getirilen bir isim.
Kendisine "İran yanlısı" denildiğini duymuş, bu iddiayı hiçbir mantıki gerekçeye dayandıramamıştım.
WSJ, söz konusu savı, "ABD ve İsrail tarafından toplanan hassas bir istihbaratı İran'a verdiği" bilgisiyle gerekçelendirdi. Washington Post ise, İsrail istihbarat teşkilâtı MOSSAD için çalışan 10 İranlı ajanın isminin, İran istihbarat servisi VEJA'ya (eski adı SAVAMA) verildiğini ileri sürdü.
Baştan aşağıya kara propaganda kokan haberler.
Hakan Fidan, böyle bir istihbaratı İran'la paylaşmışsa, sebebi, İran'a yakınlığı olamaz. Mutlaka Türkiye'nin menfaatini görmüş, bunun için böyle bir adım atmıştır. Ya da istihbarat paylaştığı haberleri tamamen asılsızdır.
Zaten WSJ'nin yorumu çelişkiler barındırıyor. Fidan, bir yandan İran'a yakın gösterilirken, bir yandan da, Suriye'de radikal İslâmcı grupların büyüyüp serpilmesine fırsat verdiği belirtiliyor. İran, Esad yanlısı bir dış politika yürüttüğüne göre, Hakan Fidan, hem İran'a yakın, hem de Suriye'deki radikal İslâmcı grupların hâmisi nasıl olabilir? Böyle bir durum, ancak, her iki halde de MİT Başkanı'nın Türkiye'nin çıkarlarına hizmet ettiğini düşünmesiyle açıklanabilir.
Yanlış anlaşılmasın... Türkiye'nin Suriye politikasını, Esad'a bu kadar aşırı düşmanlık yapılmasını, sınırlarımızın İslâmcı gruplar tarafından kevgire çevrilmesini hiçbir zaman onaylamadım. Ama hatalı bir dış politika tercihi ile, yabancı ülkeye hizmet arasında dağlar kadar fark vardır. Türkiye'nin menfaatini gözetmeden yabancı bir ülkeye hizmet, vatana ihanettir.
Tayyip Erdoğan, "Mısır'daki darbenin arkasında İsrail var" derken, ayakları yere basmayan bir iddiayı ortaya atıyordu. Hakan Fidan'a "İrancı" demek de, o kadar başı boş bir iddia. Her iki gazetede de çıkan haberler, muhtemelen, Türkiye'nin İsrail'e karşı mesafeli tavrına cevap veren bir kara propagandan ibaret.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.