YAZARA MAİL GÖNDER Bir yıllık rahatlama

YAZARLAR

Bülent Arınç dershanelerle ilgili açıklamasında şunları söyledi: "Dershaneler, hür teşebbüsün unsurlarıdır; insanlara, lise ve üniversiteye hazırlıkta test çözme teknikleri ve genel bilgileri aktarmak için ticari amaçla kurulmuş takviye kurumlardır. İnsanların, ekonomik faaliyet olarak yürüttüğü çalışmaları kapatmaktan bahsetmek doğru değil; mümkün değil. Serbest piyasa ekonomisi buna karşıdır. Bizim yürüttüğümüz, dershaneleri özel okullara dönüştürme projesidir. Ancak özendirmeyle yapılabilir; zorlayarak, baskı altına alarak değil. Madem ki özendirilecek, teşvik edilecek, bunun içinde baskı unsuru olmamalı."
Arınç'ın sözlerine katılmamak mümkün değil. Hür teşebbüse ait müesseseler kapatılamaz. Ancak dershane sahipleri ikna edilebilir. En iyimser tahminle dershanelerin sadece % 15'inin özel okula dönüşme kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. Peki, geri kalan ne olacak? Baskı yapılmayacaksa, zorlanmayacaksa, diğerleri "Biz faaliyetimizi sürdüreceğiz" diyebilecek mi?
Dershanelerin 1 Ocak'tan itibaren yeni kayıt yapması yasaklanacaktı. Bülent Arınç, yasağın ertelendiğini belirtti. Ocak ayında dershaneler, 2014-2015 ders yılına ilişkin kayıt alabilecekler. Çünkü dönüşüm, Eylül 2015'te tamamlanacak. (Taslak metinde, "Dershane faaliyeti 2013-2014 ders yılı bitimde sona erer" deniliyordu. Nabi Avcı da, "2014 Haziran itibariyle dershaneler hangi kuruma dönüşeceğine karar verecek" diye konuşuyordu. Arınç, dönüşüm için dershanelere bir yıllık süre kazandırıldığını açıklamış oldu.)
2014 Ocak'ında öğrenci kaydedebilecekleri için dershaneler biraz nefes aldı. Bu olumlu bir adım. Ama Arınç'ın "Hür teşebbüse baskı uygulayamayız. Serbest piyasa ekonomisi buna karşıdır" cümleleri bence biraz boşlukta kaldı. Zira dönüştürmek, kapatmaktan farklı bir şey değil. Sözgelimi, İmam Hatip okullarının orta kısmı için de o zaman "28 Şubat İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapatmadı ki, sadece ilköğretimi zorunlu hale getirdi ve kesintisiz eğitimi öngördü" denilebilir.
Özgürlüklere müdahale ancak kamu yararı gerekçesiyle meşru sayılır; yapılan müdahale ile varılmak istenen amaç arasında bir orantı bulunması şarttır. Kanun tasarısı parlamentodan geçerse, bu ölçünün korunup korunmadığı kararını önce Anayasa Mahkemesi, sonra da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi verecektir.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.