YAZARA MAİL GÖNDER Öpüşme keyfi azalıyor

YAZARLAR

İmplant uygulamalarının hep olumlu özellikleri anlatılıyor. Ancak yanlış uygulamaların yol açtığı sinir hasarı; uyuşukluk ve his kaybına neden olabiliyor

Günümüzde yaygınlaşmaya başlayan implant uygulamalarının, hatalı yapıldığında nelere sebep olacağından bahseden hiç yok. Yazılan tüm bilgilendirmeler, hastalar implant uygulamasına nasıl ikna edilir ile ilgili. Sevgili okurlarım; sizlerden rica ediyorum, implant uygulatmadan önce hekiminizden 'onam formu'nu isteyin ve oluşabilecek komplikasyonları lütfen okuyun. 'Hayır, bizde yok' denirse de Türk Diş Hekimleri Birliği'nin web sitesinden cerrahi ve implant onam formunu indirip okuyun. Nelerle karşılaşabileceğiniz konusunda bilgi sahibi olun. Geçen hafta Bakü'de doktora hocalarımdan olan, Londra Kings College Enstitü başkanının implant komplikasyonlarından biri ve en kötüsü olan his kaybı ile ilgili sohbetimizi aktarıyorum... Londra King's College uzmanları; diş implantlarının, eğer risklere değinilmez ve sakatlıklar engellenmez ise, kalıcı sinir sistemi hasarlarına sebebiyet verme ihtimalinin artacağı konusunda uyardı.

İZİN BELGESİ BİLGİSİ YETERLİ DEGİL
Londra King's College Dişçilik Enstitüsü King's Health Partners Akademik Bilimleri Merkezi'nin bir bölümü olan King's College Hastanesi'nde sinir yaralanması uzmanına gönderilen 30 diş implantlı hasta üzerinde bir vaka çalışması gerçekleştirildi. British Dental Dergisi'nde yayınlanan sonuçlar; 'Hasta izin ve bilgileri, operasyon öncesi planlama ve uygun operasyon sonrası sevkler, bu hasta grubu için yeterli değildir' sonucunu ortaya çıkardı. Takım sonuçları klinisyenlere, pratiklerini geliştirmeleri için tavsiye vermek amacıyla iletildi. Son yıllarda alt diş yuvası siniri yaralanma oranı, diş implantlarının artmasıyla birlikte bir artış göstermiştir. Birleşik Krallıkta her yıl ortalama 10 bin mandibular (alt çene) diş implantı uygulanmaktadır ve her sene bu rakam içerisinden tahmini 100 raporlanmış kronik sinir hasarı sonucuna ulaşılmıştır. Bu tip bir hasar, şiddetli ya ve yüzde bozulmuş bir hissiyata sebebiyet verebilmekte ve konuşma, yemek yeme, öpüşme, tıraş olma ve diş fırçalama gibi günlük aktiviteleri etkilemektedir. Bu yaralanmalar, hastanın hayat kalitesini belirgin ölçüde etkilemekte, depresyon ve diğer akıl sağlığı problemlerine neden olabilmektedir.

ORAN YÜZDE 10'DAN YÜZDE 30'A ÇIKTI
1997'de tüm sinir yaralanmalarının ortalama yüzde 10'u diş implantı yüzünden olmakta iken bu oran 2007'de yüzde 30'a çıkmıştır. Geçen sene Genel Diş Konseyi'ne diş implantları ile ilgili yüzlerce şikayette bulunulmuştur. Araştırmalar, diş implantlarının sebep olduğu sinir yaralanmaları ile ilgili 30 hastayı incelemiştir. Ağrı düzeyleri ile ilgili klinik muayene ve değerlendirme ile birlikte detaylı bir kayıt alınmıştır. Bulgulara göre;
30 hastanın sadece yüzde 11'i implant ameliyatı için rıza formlarını imzalanması gerektiğinin farkında ve bunların sadece sekizi sinir yaralanması ile ilgili açıkça uyarıldıklarını hissetmişler. Hastaların yüzde 64'ü yazılı rıza formunun temin edildiğini hatırlamamaktadırlar.
Vakaların yüzde 15'inde operasyon öncesi ve sonrasına yönelik radyografik kanıt sağlanmamış.
30 hastanın yüzde 30'u operasyon sonrası uzman sinir yaralanması kliniğine yönlendirilmiş. Oysa ki ilk 30 saat içinde implantın sökülmesi durumunda daimi hasar riski azalmaktadır. Sonuç olarak sadece üç hasta operasyon sonrası hemen tedavi edilebilmiş.

İNTİHARA SÜRÜKLÜYOR
Londra King's College Diş Enstitüsü profesörü Tara Renton, yüz bölgesindeki sinir hasarı dolayısıyla oluşan ağrı ve uyuşukluğun insanların hayatları üzerinde belirgin bir etkisinin olduğunu söylüyor. Tara Renton, "Diş implantlarını tercih eden kişilerin artmasıyla birlikte sinir yaralanma oranı da artmaktadır. Hastaların bu tip bir operasyonun risklerini anlamaları hayatidir ve klinisyenler, sistem ve prosedürlerini geliştirmelidirler" diyor. Çalışma, bu 30 hastanın diş implantı operasyonu nedeniyle problem yaşadığını göstermiştir. Değerlendirme aşağıdaki sonuçlara ulaşmıştır:
30 implant hastasının yüzde 70'i operasyon sırasında aşırı kanama ve implantın yerleştirilmesi sırasında bir çeşit ağrı problemi yaşamıştır.
Operasyon sonrası 30 hastanın yarısından fazlası sürekli ağrı ve/veya rahatsızlıktan mağdur olmuştur. Yüzde 40'ı uyuşukluktan şikayet etmiştir.
Yüzde 54'ü öpüşme keyfinin azaldığını söylemiştir.
Konuşma yüzde 46 etkilenmiştir.
Yüzde 30'u yeme, içme, diş fırçalama sırasında ağrıdan ötürü problem yaşamıştır. 30 hastanın dört tanesine depresyon tanısı konmuştur. İki tanesinin de intihara yönelik düşünceleri vardır.

TAVSİYELER
Bu vaka çalışması sonrasında araştırmalar; profesyonel diş implantı yerleştirilmesi ile ilgili aşağıdaki tavsiyelerde bulunmuştur:
Klinisyenler, tüm implant hastalarının rıza gösterdiğinden ve sinir hasarı risklerinin varlığından emin olmalıdırlar.
Operasyon öncesi yeterli radyografik planlama yapılmalıdır.
Sinirin uğradığı zararı hafifletmek için daha kısa implantların kullanılması tavsiye edilmiştir.
Eğer, bir hasar meydana gelmiş ise uzman sinir hasarı kliniğine sevk hemen edilmelidir.
Operasyon sonrası takip geliştirilmelidir. Klinisyenler, operasyon sonrasındaki 12 saat içerisinde hastaya 'ev kontrolu' yapmasını tavsiye etmektedirler. Bu onların, implantın gerekli olursa erken çıkarılması gerektiğini anlamaları için devam eden ağrıyı raporlamalarıdır.
Operasyon sonrası şiddetli ve aşırı ağrı, sinir hasarının belirtisi olabilir ve dikkate alınmalıdır. Hastanın ameliyatın dört-altı saat sonrasında aranması, sevke ihtiyaç olup olunmadığının anlaması için cerraha olanak sağlamaktadır.

DUYUSAL RAHATSIZLIKLAR
Duyusal bozukluklar; implant cerrahi sonrası olası komplikasyonlardır. Eldeki veriler bu olayın oldukça nadir görüldüğünü ve implant hastalarının çoğunluğunda geçici olduğunu düşündürmektedir. Yürütülen bir çalışmada, deneklerin yaklaşık yüzde 24'ü implant cerrahisi sonrasında kısa dönemde alt çene ön bölgede değişken hassasiyet raporlarken yalnızca yüzde 1'inde implant cerrahisinden bir yıl sonra hassasiyet değişimleri olmuş. Daha geniş bir araştırma, raporlanan sinir his bozukluklarının görülmesinde aşırı varyasyon göstermektedir. Hastaların yaşam kalitesi üzerindeki olası derin etkileri ve sürebilecek olma olasılığı, onaylanmış test protokolleri ve sonuç ölçümleri kullanarak bir prospektif çalışmalar ihtiyacına işaret etmektedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.