Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞELALE KADAK

Otoyolların arasında bir cennet bahçede kiraz ağaçları çiçek açtı!

Özellikle hayatının son 20 yılını kırsal kalkınmaya, erozyonla mücadeleye yani ağaçlandırmaya, doğru tarıma, soyu tükenmekte olan (endemik) bitkilerin yeniden üretilmesine, Kafkas arılarıyla köylüleri tanıştırıp doğru arıcılığa yönlendirmeye, yeşil yani enerjiyi tüketen değil, koruyan çevreci binalara adayan Nihat Gökyiğit ile sayısız defa bir araya geldim.
Aslında ne zaman asistanı beni arasa ya da elektronik postama ofisinden bir mesaj düşse başka ne işim varsa bir kenara koyup, olabildiğince çok onu izlemeye ve dinlemeye koştum.
İşte yine öyle oldu. Tekfen'in üç kurucu ortağından biri olan Nihat Gökyiğit'in, damadı Murat Gigin ile birlikte bugünlere getirdiği yapı market Tekzen'in tüm yöneticilerinin geldiği bir toplantıya katıldım.
Toplantıda ciddi bir büyüme grafiği çizmeye başlayan ve gelecek planlarını dinlediğimiz Tezken kadar konuşulan bir başka konu da tarım ve hayvancılık (Gökçeada'daki keçilerin ıhsal edilmesi vs) oldu. Yanımda oturan Nihat Gökyiğit'e; eşi Nezahat Gökyiğit adına 1995'te yaptırdığı ve 2003'ten itibaren de halkın ziyaretine açılan otoyolların ortasındaki botanik bahçenin son durumunu sorunca, öğrendim ki kiraz ağaçlarının çiçek açma mevsimi nedeniyle, Japonya'dan Ertuğrul Gemisi'nde şehit olan askerlerimiz anısına hediye olarak gelen ve bahçeye ekilen kiraz ağaçları için bu yıl ki tören haftasonu. Yine koşa koşa gitmek istedim ve nitekim oğlumu da alıp gittim.
Bu yazıyı okuyanların eminim büyük bir kısım Anadolu yakasındaki otoyolları birbirine bağlayan kavşakta yaratılan bu mücizeyi görmemiştir. Ben yakın bir zamanda birbiri ardına yapılan binaların ve yolların içindeki tek oksijen merkezinin burası olacağına eminim.
Çünkü Nihat Gökyiğit buraya 50 binden fazla ağaç ve bitki dikti. Hala da ekmeye devam ediyor. İstanbul'un Anadolu yakasında, Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden gelen otoyollarla, Anadolu otoyolunun birleştiği kavşaktan eminim defalarca geçtiniz. Burada tam 8 ada var ve bahçeleri dolaşmak için bazen otoyolun altındaki ince uzun tünellerden bazen otoyol üstüne yapılan köprülerden geçiyorsunuz. Adeta bir labirent ve öylesine yeşil, öylesine etkileyici ki kilometrelerce yol yürüyorsunuz aslında ama hiç fark etmiyorsunuz.
İşte önceki gün Japonya Başkonsolosu ve İstanbul'da yaşayan pek çok Japon aile ile birlikte Nihat Gökyiğit'in yakın çevresi bu eşsiz bahçede buluştu. Lalelerin, sümbüllerin, kiraz ağaçlarının, tavus kuşlarının, ördeklerin, horozların, tavukların arasından geçip, karanlık tünellerin ıslah edilen, aydınlatılan ve müthiş sergi alanlarına dönüştürülmüş koridorlardan yürüyüp Japon müzikleri dinleye dinleye şehitlerimizi andık ve Gökyiğit'in bu ülkeye kazandırdığı bu cennet bahçelerin keyfini çıkardık. Hep diyorum, bu ülkenin eşsiz ve yaşsız insanlarından biri olan Nihat Gökyiğit'e ne kadar teşekkür etsek azdır.
Not: Botanik bahçesine şimdi artık Ataşehir tarafından yeni bir giriş ve park alanı da yapılmış. Yani otoyoldan geçerken görüp de nasıl girildiğini bir türlü kestiremediğiniz bu bahçeye giriş kolaylaşmış. Nihat Gökyiğit buraya küçük bir piknik alanı ve harika bir çocuk oyun parkı da yapmış. İstanbul'un yeşile hasret insanları için hafta sonu harika bir seçenek. Çocuklarımız bu bahçelere geldikçe, büyüklerden çok daha çevreye duyarlı ve yeşile tutkun olacağına eminim.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA