YAZARA MAİL GÖNDER Çocukları sütle buluşturan projeye destek çıkalım!

YAZARLAR

Bugün Okul Sütü Programı'nın 3'üncü günü. Türkiye'deki 30 bin 885 okulda öğrenim gören 6 milyon 290 bin 977 öğrenciye okullar kapanıncaya kadar, haftada 3 gün 200 mililitre kutu süt dağıtılacak.
Sağlık, Gıda, Tarım ve Hayvancılık ile Milli Eğitim Bakanlığı'nın işbirliğiyle başlayan projeyi Ulusal Süt Konseyi organize ediyor ve 12 süt üreticisi katılıyor. Dağıtılacak sütün devlet tarafından karşılanacak olan bütçesi de 134 milyon lira.
Konsey Başkanı Harun Çallı
, geçtiğimiz öğretim yılında 25 gün boyunca yapılan ve bazı çocuklarda laktoz intoleransı nedeniyle rahatsızlıklara neden olan sütlerin bu kez aynı sıkıntıları yaşatmaması için her türlü önlemi de aldıklarını söylüyor.
Aslında önlem basit. Her okula, her öğretmene, her öğrenciye bilgilendirici formlar dağıtılıyor. Sütün bazı bünyelerde vücuttaki bir enzim yetersizliği nedeniyle hazımsızlık, şişkinlik, ishal yapabileceği ve bu nedenle süt içemeyecek olanların bunun yerine yoğurt ve peynir tercih etmesi isteniyor. Ne yazık ki ailelerin bir kısmının çocuklarında sütün böyle bir rahatsızlığa neden olduğu konusunda bilgi sahibi olmadığı belirtiliyor. Proje kapsamında hazırlanan bilgilendirici formlar aslında daha önce de dağıtılmış, ancak ortaya çıkan sorunlardan anlaşıldığı kadarıyla ne okunmuş ne de dikkate alınmıştı. Hepimizin kafası karışmış, sütlerin bozuk olduğu dahi düşünülmüş ve çocukların zehirlendiği ihtimali yüzünden büyük tedirginlik yaşanmıştı. Gerçek çok geçmeden ortaya çıkmış ancak süt projesi de yara almıştı.
Ne olursa olsun bu projenin devam etmesi, yıl sonuna kadar 60 bin ton sütün ilkokul çocuklarına içirilmesi, Türkiye'nin sağlıklı nesiller yetiştirmesi açısından büyük önem taşıyor.
Çünkü ülkemizde ne yazık ki süt içmesi gereken çocukların büyük bir kısmı süt içemiyor. İstatistikler bu konudaki içler acısı halimizi açıkça gösteriyor. Türkiye'de süt tüketimi miktarı yılda 26 litreyi geçemiyor. Oysa Avrupa ülkelerinde bu oran 100 litrenin üzerinde. Harun Çallı ile birlikte süt projesini konuşmak üzere buluştuğumuz akademisyenlerden Prof. Doktor Selda Bülbül, besleyici değeri göz önüne alındığında sütün içerdiği faydalara konuyu getiriyor ve çocuklara süt içme alışkanlığını kazandırmak açısından bu projenin öneminin altını çiziyor.
Ne olursa olsun ben de bu projenin sadece bu yıl değil, refah seviyesinin bu ülkede doğan her çocuğun yeterli süte ulaşmasını mümkün kıldığı güne kadar devam etmesini istiyorum.
Ha tabii bu arada ben de kutu süt yerine cam şişedeki sütleri tercih ediyorum. Keşke okullarda uzun ömürlü sütler yerine cam şişede daha kısa sürede tüketilmesi gereken sütler dağıtılsaydı ve bölgesel süt üreticilerinin kendi yörelerindeki okullara süt dağıtabildiği bir sistem kurulmuş olsaydı. Kim ne derse desin, camın verdiği güveni başka hiçbir malzeme vermiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.