YAZARA MAİL GÖNDER KOBİ'leri sevme yarışına girdim!

YAZARLAR

Türkiye'de KOBİ'leri en çok kim seviyor yarışması var!
Mehmet Buldurgan'a göre böyle bir yarışma sahiden de var ama kimse ciddi olarak küçük ve orta ölçekli (KOBİ) şirketlerle, sorunlarıyla, planlarıyla ilgilenmiyor.
Buldurgan'ı Temsa'ya genel müdür olarak katıldığı günden beri tanıyorum. Türkiye'nin önemli sanayi şirketlerinden birini yıllarca başarıyla yöneten bir isim oldu ve bir gün kendi işini kurmaya karar verdi.
Ancak içinden geldiği ve çok iyi bildiği dev şirketlere değil, küçük ve orta ölçeklilere yani KOBİ'lere yönelik proje geliştirmeyi doğru buldu.
İşte o yüzden de Buldurgan yeni projesini konuşmak için buluştuğumuz gün, "Ben de bu yarışa girdim" diyor espriyle karışık ve ekliyor: "Ama para satmıyorum, kredi vermiyorum."
Buldurgan'ın kurduğu sirketortagim. com isimli internet sitesinde KOBİ'lerle yatırımcıyla buluşuyor. Bu öylesine önemli bir konu ki, Türkiye'de küçük ve orta ölçekli şirketlerin en büyük derdi bilgiye erişim.

Çöpçatanlık yapıyor!
Yol haritasız, çoğunlukla ürünlerini gösterebilecekleri bir internet sayfasından dahi mahrum KOBİ'lerin sadece çok küçük bir kısmı yine de mucizeler yaratıyor, hepimiz biliyoruz. Bu şirketlere küçücük bir el değdiğinde ortaya çok daha büyük değerler çıktığına defalarca şahit olduk.
Buldurgan da bir nevi çöpçatanlık yapıyor, şirketleri evlendiriyor. Daha doğrusu evlenmek isteyenlere güzel kısmet bulmaları için sirketortagim. com sitesinde dolaşmalarını, yazışmalarını, bilgiye ulaşmalarını sağlıyor.
"Peki" diyorum "Siz nereden para kazanacaksınız? Bir şirket bir fon ile ortaklık kurduğunda yüzde mi alacaksınız?" Buldurgan, "Hayır" diyor, "Ben gerçekleşecek ortaklıklardan hiçbir şey kazanmayacağım. Sadece kurduğum siteye üyelikten para alıyorum. O da yılda 925 lira."
Türkiye'de aşağı yukarı 1 milyonun üzerinde aktif işyeri var ve büyük bir kısmının yukarıda sözünü ettiğim gelişmelerden, bir internet sayfasından dahi haberi yok. Haberi yok dememi abartılı bulmuş olabilirsiniz ancak durum böyle. Nedense bu işin önemli olduğu, gerekli olduğu konusunda bilgileri yok.
Buldurgan'ın şu betimlemesine bayıldım. Bizim küçük şirketleri "kafesli, cumbalı evin penceresinden bakıp kısmet arayan Osmanlı dönemindeki gelin adaylarına" benzetiyor. Oysa Buldurgan'a çıkmaları lazım, süslenip püslenip kendilerine en iyi bir damat adayı bulmak için çalışmaları lazım.
Peki bugüne kadar bu siteye kaç KOBİ üye olmuş. Kaç fon ve danışmanlık şirketi gelmiş. Onu da hemen söyleyeyim. Üye sayısı bin 131'i bulmuş. 543'ü aktif. Sitede aktif satıcı şirket sayısı 333, alıcı sayısı da 105. Danışman sayısı da 158 ancak 105'i aktif olmuş. İlginç bir şekilde bu siteden kendine ortak arayanların yüzde 15 ile en büyük kısmı gıda sektöründen. Yüzde 10'u da turizm ve bilişimden.
Mehmet Buldurgan, "Param olsa gidip ben ortak olacağım" dediği sitedeki 3 zeytinyağcıdan söz ediyor ve tam da istediği gibi internet sitesinde müthiş buluşmaların gerçekleşmeye başladığını söylüyor. Mart ayında bir de "Şirketortağım Zirvesi" düzenliyor ve "Bir Yastıkta Şirket Evliliği" konulu panelde hem başarılı evlilik yapmış şirket yöneticilerinin konuşacağını, hem de siteye üyeler arasından seçilecek 100 KOBİ'ye kendilerini anlatma şansı vereceklerini söylüyor.
Ben de bu girişimlerin sonuçlarını merakla bekliyorum. Çünkü hakikaten de KOBİ'lerin kaderini değiştirmek ülkenin kaderini değiştirmek anlamına geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.