Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞELALE KADAK

Genç girişimciler anlatıyor, Özyeğin mutluluktan uçuyor!

Tam da Türkiye'nin en başarılı girişimcilik hikayelerinden biri olan Yemeksepeti'nin, üstelik rekor bir rakama tam 589 milyon dolara satıldığı güne denk geldi. Özyeğin Üniversitesi'nin daha birinci sınıfta okurken şirket kurmaya başlayan, girişimciliğe adım atan öğrencileriyle buluştuk.
Girişimciliğin bir ülkenin kaderini değiştirecek güçte olduğu somut bir gerçek. Desteklenmesi ise ülkenin geleceğine, refahına yapacağı önemli bir hizmet. Yemeksepeti bugüne kadar gerçekleşmiş olan en büyük internet satın alması. İçinde bulunduğu yemek sektörü öylesine büyüyor ki yabancı şirketler buradaki potansiyeli görüp gözlerini kırpmadan bu paraları veriyor işte.
Girişimciliği en iyi anlayan ve bankacılıktan kazandığı paranın önemli bir kısmını bu yolda harcayan bir işadamı Hüsnü Özyeğin. Haliyle Özyeğin Üniversitesi, çok değil sadece 8 yaşında olmasına ragmen bugün girişimcilik, yenilikçilik konusunda benim diyen üniversiteleri geride bırakabiliyor ve Bilim ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2012 yılından beri yayınladığı girişimcilik sıralamasında ilk 10'a giriyor.
Bu sütunlarda çeşitli defalar Özyeğin Üniversitesi'nde girişimciliğe ve de kadın girişimcilere yönelik eğitim çalışmaları ve projeleri hakkında yazı kaleme aldım.
Dün de üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Hüsnü Özyeğin, Rektör Prof. Dr. Esra Gençtürk ve girişimci mezun ve hala okumakta olan öğrencilerle buluştuk. Geleceğin büyük şirketlerinin onların içinden çıkacağına daha da emin olduk.
Özyeğin Üniversitesi harika bir iş yapıyor ve üniversitenin içerisinde öğrencilerin ihtiyacı olan her şeyi öğrencilerin yapması için onları teşvik ediyor. Özetle mecburen onları girişimci yapıyor.
2014 işletme mezunu Efe Kethüda, dijital etkinlik ajansını böyle kuruyor. Üniversite de yaptığı etkinliklerde bu ajansa iş veriyor. Üniversiteden deneyim kazanan Efe Kethüda, akabinde Etohum, Borsa İstanbul, TEB ve Fendi gibi bir çok farklı sektördeki şirkete hizmet sunmaya başlıyor.
En çok hoşuma giden girişimlerden biri otomat hizmeti. Bu hizmet üniversite açılır açılmaz ihtiyaçtan doğmuş ve o zamanki bir öğrenci tarafından başlatılmıştı. Ancak şimdi durum farklıymış. Şeffaf ihalede tam 110 öğrenci şartname almış. Ancak içlerinden ikisi, endüstri mühendisliği 1. Sınıf öğrencisi Atakan Hamamcıoğlu ve hukuk öğrencisi Altan Öztekin, ihaleyi almayı başarmış. Kredi de kullanarak 300 bin liralık bir yatırım yapan ikili 2 yılda koydukları parayı çıkartmayı planlıyor. Üniversiteye 16 otomat koyan ikili, otomat adedini 63'e çıkarmayı hedefliyor.
Bu arada öğreniyoruz ki Çekmeköy'deki üniversite kampusunda başı boş köpeklerle ilgilenmeye başlayan, onları besleyip, yardım eden bir grup öğrenci de barınak kuruyor. Şu anda üniversitenin içindeki barınakta 25 köpek öğrenciler tarafından bakılıyor, her türlü ihtiyaçları gideriliyor. Üstelik 33 köpeği de öğrenciler sahiplendirmiş.
Öğrenciler hikayelerini anlatırken Özyeğin'e baktım ve yüzündeki o müthiş memnuniyet ifadesini gördüm. Evet çok değil bir kaç yıl önce Türkiye'nin en zengin insanı olmuştu ama onu mutlu eden asıl zenginlik üniversitede çoğu burslu okuyan 5 bin öğrencinin hayatına yaptığı dokunuştu.
Hepsini burada özetlememe imkan yok. Üniversitede kırtasiye satışı yapmaya başlayan öğrenci de vardı, internet televizyonculuğu yapan da... Gördüğüm Özyeğin'de okuyan her öğrencinin kafasında girişimcilik var. "50 yaşında CEO olmak demode, 30'unda şirket kurmak moda" diyerek öğrencilere seslenen bu üniversitenin girişimciliğe yaptığı katkı takdire şayan.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA