Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞELALE KADAK

Sattığı markaya sihirli dokunuş için geri geldi

" İş hayatında en büyük hata, 'Tamam artık çok iyi oldu. Tatmin oldum işimle' demektir. Eğer çok iyi olduğunu düşünüyorsan o işte artık olmamalısın. Her zaman markayı daha iyi geliştirebileceğimize, iyi fiyat ve iyi kalitenin sonsuz bir süreç olduğuna inandık." Bu sözleri İstanbul seyahati sırasında buluştuğumuz ABD'li işadamı 77 yaşındaki Gordon Segal söyledi.
Özellikle ABD'ye seyahat edenler Crate&Barrel markasını bilir. Eve ait her türlü aksesuvar ve ürünün yer aldığı, bütün eyaletlere yayılmış ve başarısını çoktan kanıtlamış 53 yıllık bir marka. Yurtdışı açılımı birkaç yıl önce başlamış ve aralarında Türkiye'nin de olduğu 7 ülkede de mağazalarını açarak yeni bir büyüme stratejisine girmiş bir grup.
İşte bu markayı karısı Carole Segal ile birlikte 1962'de Gordon Segal kurmuş. Segal, eşi ve bir personel (Barbara Turf) ile birlikte 17 bin dolar borçla hayata geçirmiş ve yıllar içinde ABD'de 25'in üzerinde eyalette mağaza açtıktan sonra 1998'de hisselerinin çoğunu, 2008'de emekliye ayrılırken ise tamamını Alman devi Otto Group'a satmıştı. Ancak Segal'e göre kendisinden sonra markayı çok iyi tanıyan Barbara Turf'un CEO olması sayesinde çok iyi birkaç yıl geçiren Crate&Barrel, daha sonra Amerikalı olmayan ve ABD perakende piyasasını bilmeyen bir CEO yüzünden kötü bir dönem geçirdi ve işte tam o sırada markanın sahibi şirket, Gordon Segal'i 1.4 milyar dolarlık satışı ve 7 bininin üzerinde çalışanı olan markayı yeniden ayağa kaldırmak için davet etti. ABD basınında bu dönüş, 'magic touch' yani sihirli dokunuş olarak yer aldı. Gordon Segal dönüşünü anlatırken, emekli olduktan sonra kurduğu yeni yatırım şirketinde Crate&Barrel'dan kazandığı parayı çocuklarıyla birlikte yönetmeye başladığını ama ilk göz ağrısına hayır diyemediğini söylüyor. Geri dönüp çok iyi satış yapmalarının arkasında yatan stratejileri yeni ekiple bir süre paylaşan Gordon Segal şu anda daha çok gözlem yapıyor ama günlük stratejiye karışmıyor.
Crate&Barrel'in İstanbul operasyonu ise perakende sektörünün en kıdemli isimlerinden birine emanet. Nur Akgerman, 2012'de Doğuş Holding ve Park Avenue tarafından Crate& Barrel'ın Türkiye ve Rusya haklarının alınmasında görev almış ve şu anda da markanın Türkiye ve Rusya CEO'su olarak görev yapıyor. Gordon Segal, Zorlu Center'de ilk mağazasını açar açmaz 1 milyona yakın ziyaretçi ağırlayan ve satışları perakende sektörünün ortalamasının üzerinde giden markanın başarısını Akgerman'a bakarak, 'doğru ortak'la yürümelerine bağlıyor. Nur Akgerman, kısa sürede İstanbul'da 3 mağaza açtıklarını ve çok yakında Ankara'da da mağaza açacaklarını söylüyor.
Gordon Segal, neden bu kadar başarılı oldukları sorusuna, "Çünkü" diyor, "ABD'nin eyaletleri arasında dahi tüketim alışkanlıkları son derece farklı. Biz her eyalete farklı ürünler sunmayı bildik. Bakın İKEA ABD'de en az 10 yıl hiç başarılı olamadı. Neden? Çünkü bizim ölçülerimizle İskandinav markasının ölçüleri hiç aynı değildi. Yataklarımız, örtülerimiz, bardaklarımız, kanepelerimiz. Sonunda bir Amerikalıyı başa getirdiler. O da ABD'lilere uygun ölçülerde üretim yaptırdı ve başarılı oldular." Bu noktada Akgerman araya giriyor ve "Türkiye için çay bardağının önemini biliyoruz. Şimdi bir tasarımcıya çay bardağı siparişi vereceğiz" diyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA