YAZARA MAİL GÖNDER Acı gündemimiz G20’de kendine ne kadar yer bulacak?

YAZARLAR

Elim klavyeye gitmiyor. Son haberleri okumak istemiyorum. Ne yazık ki ülke gündemimizde sadece içimizi kavuran şehit haberleri var. İnsan böylesine acı haberleri ara vermeden almaya başlayınca dengesini de şaşırıyor. Şehit ailelerini düşündükçe içimi büyük bir mutsuzluk kaplıyor. Allah hepsine sabır ve dayanma gücü versin.
Bir tarafta hiçbir şey yapamıyor olmanın verdiği çaresizlik, öte yanda çok değil daha 3 ay öncesine kadar ülkede sağlanmış barış ortamıyla yaşadığımız huzurun bitmesinin verdiği şaşkınlık...
PKK elini silahtan çekmedikçe bu ülkede sanıyorum barışı konuşamayacağız ve güzel günler göremeyeceğiz. Sanki bir akıl tutulması... Daha dün çözüm süreci toplumun hemen hemen her kesiminden öylesine büyük bir destek almışken, AK Parti'nin ve de o dönemin başbakanı, şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çözüm sürecini gerçek bir barışla taçlandırmak için yürüttüğü tüm gayretlerin ardından bu noktalara nasıl geldiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum.
Türkiye'nin ev sahibi ülke konumunda olduğu G20'nin alt gruplarından Civil 20'nin başkanlığını Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay yürütüyor. Dün yaklaşık 2.5 saat süren bir toplantıda kendisi ve ekibi 18 aydır yaptıkları hazırlık çalışmalarını anlattı. Bu konuya daha sonra değineceğim.
Toplantı sırasında sık sık ülkenin içinde bulunduğu durumu düşündüm. Türkiye 20 yılda bir elde edeceği şansı bu yıl yakalamıştı ve G20'ye ev sahipliği yapıyor olması nedeniyle yaklaşık 1.5-2 yıldır pek çok sivil toplum kuruluşunun önemli isimleri, iş dünyasının liderleri, hükümetin ve kamu kuruluşlarının temsilcileri kapalı kapılar ardında beyin fırtınası toplantıları yapıyor, üye ülkelerden önemli pek çok isim Türkiye'ye gelip gidiyor ve daha iyi bir dünya için notlar çıkarıp, G20'nin ajandasını oluşturmaya çalışıyor.
Türkiye'deki toplantılara az gelişmiş ülkelerin temsilcileri de geliyor. G20 insan odaklı ekonomik politikalar üreterek eşitsizliği çözmeye çalışıyor. Pek çok hayati konu üzerinde ciddi ilerlemeler sağlanmış durumda. Kadın, iklim değişikliği, enerji, vergi adaletsizliği gibi sadece G20'yi değil tüm dünyayı ilgilendiren konularda aslında en ideal sonuçları tüm ülkelerin kabul etmesi ve yaptırımların kontrolü konusunda kararlı olması için bir grup insan adeta çırpınıyor.
Gündemimiz bambaşka ama dünyanın ve Türkiye'nin bahsi geçen sorunları çözülmedikçe gündeme müdahale de zorlaşıyor. Sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, G20'nin gündemini pozitif etkileme çabası içinde olduklarını söylüyorlar. Bir tarafta başka hiç bir çaresi olmadığı için ölümü göze alarak ülkesini terk edenlerin dramı, öte yanda PKK terörüyle kaybettiğimiz canlarla çok üzücü günler yaşarken, Türkiye'de yapılacak olan G20 toplantısı çok ama çok daha büyük önem taşımaya başlıyor. Dünyanın belli başlı ülkelerinin teröre karşı ortak bir kenetlenme içine girmeleri için önemli bir fırsat var karşımızda. Diyeceğim o ki sadece terör sorununun değil, mültecilerin de tüm insanlığın ortak bir sorunu olduğunun vurgulanması için umarım yetkili tüm isimler G20 toplantılarını en verimli şekliyle kullanmayı başarır ve gündeme hepimizi ferahlatan müdahalede bulunurlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.