Türkiye'nin en iyi haber sitesi
RASİM OZAN KÜTAHYALI

Eski rejimin enkazı ve LAST sınıfı

Türkiye halkı 90 yıldır devlet eliyle çok yoğun bir kara propaganda altında yaşadı. Devletin ideolojik aygıtları topluma sürekli korku ve paranoya pompaladı. Başka ülkelerde devlet toplumun içindeki farklılıkları uzlaştırıcı bir işlev görürken Türk devleti kendini oluşturan toplumsal unsurların birbirine düşmesi için elinden geleni yaptı.
Devletin hesabına göre Kemalist ideoloji ve Kemalist rejim ancak böyle ayakta kalabilirdi.

***

Kürtler düşmandı.
Her an ülkeyi bölmek isteyebilirlerdi.
Hepsi potansiyel teröristti.
Ermeniler ezeli düşmandı. Her yer gizli Ermeni doluydu. 1915'te ne yaşadılarsa hak etmişlerdi.
Sadece Ermeniler değil tüm gayrimüslim cemaatler düşmandı. Çünkü emperyalistler ülkemizi işgal edince bayram etmişlerdi.
Rumlar, Süryaniler, Keldaniler, Yahudiler hepsi kökü dışarıda unsurlardı.
Her an ülkeye ihanet edebilirlerdi.
Aleviler, Kızılbaşlar da başıbozuk bir cemaatti. Kızılbaş olana güven olmazdı.
Hele bir dönem Kızılbaş demek komünistterörist demekti.
Dindarlar ise potansiyel mürteci idi.
Gericiydiler. Ülkemizi Ortaçağ karanlığına döndürmek istiyorlardı. Karanlıkta yaşayabilen yarasalar gibiydiler.
***

Benim ailem gibi laik yaşam tarzına sahip Sünni Türk (LAST) kentli orta sınıf ailelerde yetişmiş çocuklarda bu ideoloji tam tamına tutuyordu. Devletin resmi ideoloji endoktrinasyonu genelde LAST orta sınıflarında kesin netice veriyordu.
Tam randımanla Homo Kemalismus yaratma operasyonu LAST sınıfında başarıya ulaşıyordu. Benim gibi fabrika hataları milyonda bir çıkıyordu.
LAST kesimi o sebeple bugün en büyük psikolojik krizi ve manevi buhranı yaşamaktadır.
Kendini egemen sınıf olarak gören LAST kesiminin tüm algısı ve inançları çökmüş durumdadır. O yüzden kimi örnekler de delirme riskiyle karşı karşıyadır.
***

Kemalist endoktrinasyon diğer kesimlerde LAST'larda olduğu gibi tam netice veremezdi. Çünkü bu ailelerin yaşadığı somut bir acılar tarihi vardı. Fakat başka açılardan bu aileler de yoğun propagandanın etkisiyle kısmen Kemalistleşti.
Mesela bir Alevi çocuğunu Dersimli Seyit Rıza'nın hain olduğuna ve yaşanan katliamın haklı olduğuna inandıramazdınız ama Sünni dindarların gerici yarasalar olduğuna inanabilirdi. Eğer Alevi Türkse Kürtlere özellikle de Sünni Kürtlere düşman olabilirdi.
Mesela bir Kürt çocuğunu kendi anadilinin yasak olmasının doğruluğuna ikna edemezdiniz ama diğer unsurlarla ilgili korkunç hikâyeleri "yiyebilirdi."
Aynı şekilde bir dindar çocuğunu da başörtüsü düşmanı haline getiremezdiniz.
Dindarlara potansiyel mürteci diye bakamazdı.
Ama Alevilere potansiyel komünist diye bakabilirdi. Ermenilere nefretle bakabilirdi.
Aynı şey bir Hıristiyan ya da Yahudi çocuğu için geçerli. O çocuklara 1934 Trakya olayını ya da 1942 Varlık Vergisi'ni meşru gösteremezsiniz ama onları da irtica ile korkutabilirdiniz.
***
Evet şimdi belki eski rejim temel unsurlarıyla çöktü. Ama eski rejimin insanlık enkazı hâlâ devam ediyor. O rezil endoktrinasyonun etkileri sürüyor tüm kesimler üzerinde. Bu konuya salı günü devam edeceğim. Yarın SABAH PAZAR'da ise Fatih Altaylı'nın benimle ilgili Habertürk'te yazdığı iddialara cevap vereceğim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA