Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Aslında her şey iyi oldu. Bu dakikadan sonra iki noktada da artık süreç geri döndürülemez. Türkiye büyük bir kış temizliğine girmiştir. Bu süreç sancılı olacaktır ama Türkiye'nin hayrına olacaktır.


***

Birincisi AK Parti içinde yolsuzluğa bulaşmış olanların tasfiye süreci başlamıştır. İkincisi devlet içinde meşru otoriteden bağımsız hareket eden ve meşru hükümeti vesayeti altına almak isteyen yapının da tasfiye süreci başlamıştır. Bu iki süreç beraber yürüyecektir. Türkiye geri dönüşsüz bir yola girmiştir.

***

Bu süreç sonunda TSK, Emniyet, MİT ve Yargı yeniden yapılanacak ve şeffaflaşacaktır. Yolsuzluk yapanlar cezalandırılacaktır. Bir yandan da yolsuzluğa sebep olan bataklık kurutulacaktır. Bataklık kurutulmadan yapılacak sineklerle mücadele çalışmaları aptalcadır. Yolsuzlukların bataklığı devlet- merkezli ekonomik yapıdır. Ekonomik hayatta devletin varlığı bu kadar büyük oldukça yolsuzlukları kimse engelleyemez. Ekonomik anlamda devlet küçülecektir ve böylece yolsuzluk oranı minimize edilecektir. Çözüm liberal demokrasi ve liberal ekonomidir.

***

Şu an demokratik yolla işbaşında olan meşru siyaset odağıyla çeşitli şantaj yöntemleriyle demokrasiyi kuşatmak isteyen devlet içindeki gayrimeşru bir odak karşı karşıyadır. Bana göre gerçek bir demokratın bu bağlamda tercih yapma mecburiyeti vardır. Nasıl ki 2007-11 döneminde "Ne Ergenekon Ne AKP" demek demokrasiye aykırı bir tutum idiyse şimdi de aynı durumdayız. Şüphesiz bugünden baktığımda 2007-11 döneminin adli hatalarını hatta skandallarını daha iyi görüp tahlil edebiliyorum. Aslında o zaman da görülüyordu bazı şeyler ama "Ne O Ne O" diye tavır koyacak bir lüksü yoktu Türkiye'nin. Hukuksuz bir yapı olan askeri vesayet meşru yöntemlerin yanında KontrErgenekon tipi hukuksuz yöntemlere de başvurularak göçertildi.

***

İşte o yüzden Askeri vesayetten temizlendik. Ama temizlenme temiz olmadı diyorum. İşte o yüzden devlete karşı işlenmiş suçların affını ve cezaevlerinin boşalmasını savunuyorum. Fakat her türlü hataya rağmen 2007-11 döneminde askeri vesayet karşısında sivil siyasetin yanında olmak meşru ve onurlu bir tutumdu. Fakat son iki sene içinde anladık ki demokrasi cephesinde olduğunu sandığımız birileri vesayete karşı sivil siyasetin ve demokrasinin yanında değil kendi vesayetlerinin peşindeymiş. O yüzden asker vesayetine bindirmişler.

***

Bu yaşadığımız süreçte aslında üçüncü taraflar için de büyük bir fırsat ortaya çıktı. Yani "Ne Erdoğan hükümeti ne Emniyet- Yargı vesayeti" diyen çizgide olanlar için çok geniş bir imkân alanı var. Dediğim gibi ben bu tavrı demokratik ve meşru bulmuyorum ama elbette isteyen istediği tavrı koyar. Öte yandan bu pozisyon şu anki çatışmayı tüm çıplaklığıyla ve gerçekliğiyle ortaya koyma imkânını size veriyor. Sonuçta bir tarafa aitseniz belli noktalarda stratejik ve taktik düşünürsünüz. Belli alandaki güç ve güçsüzlüklerinizi saklarsınız. Nitekim iki taraf da belli şeyleri hâlâ yutuyor.

***

Şu an Aydın Doğan Medyası bu meselede tarafsız olduğunu iddia eden bir tavırda. SABAH ile beraber Türkiye'nin en büyük iki gazetesinden biri olan Hürriyet ne hükümet ne vesayet çizgisinde olduğunu söylüyor. Bu tavırdaki bir gazetenin her türlü gerçeği sansürsüz yazarak ortalığı inletme ve tüm iç-dış odakların ilgi odağı olma imkânı var. Bu iş adil yapılırsa hem hükümetin hem cemaatin saygı duyduğu hakemlik mecrası da olunur. Fakat bugün Hürriyet bir tarafa angaje olmayı seçerek Türkiye'de yaşayan diplomatların bile takip etmeye gerek duymadığı bir gazete olmak üzere. Al Monitor'da da yazdığım için diplomatik çevrelerle de bir hukukum var. Oradan biliyorum. Eskiden Türkiye'yi anlamak için ilk Hürriyet'e bakıyorlardı. Şimdi çoğu sadece göz gezdiriyor. O da bakılacak bilmem kaçıncı gazete olarak.

***
Yarın bu konuya devam edeceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER