Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye'deki medya organları konumlarını açık ve dürüst şekilde ortaya koymalı ve ne kendini ne okuru kandırmaya kalkmamalı. Mesela SABAH olarak biz bu kritik süreçte asla tarafsız değiliz. Demokratik rejimden ve meşru devletten yana tarafız. Yaşadığımız mücadele meşru ile gayrimeşru olanın mücadelesidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile paralel örgüt devleti karşı karşıyadır. Ayrıca açık bir darbe girişimi karşısında sivil siyaseti desteklemeyi de demokrasinin birinci şartı sayarız.

***

Öte yandan paralel örgütün yönettiği medyaya da diyecek bir laf yok. Demokratik açıdan gayrimeşru bir iş yapıyorlar ama onların da tarafı belli...Bir de "Biz bu kavgada taraf değiliz. Sadece haberden ve gazetecilikten yana tarafız" diyen gruplar var. Dediğim gibi SABAH olarak asla katılmadığımız bir görüş ama saygı duymak gerekir. Taahhüt edilen çizgiye uyulursa söylenecek bir laf yok. Aydın Doğan medyası sözde tarafsız bu medya gruplarının başında yer alıyor.Elbette Doğan'ın bu söylemine en yakın çevresi dahil kimse inanmıyor. Doğan Medya bu kavgada açıkça taraf oldu.Küçük gazetesini zaten çok uzun süre önce paralel yapıya teslim etmişti bu grup.Bu gerçeği grup içinde herkes kabul ediyor ve biliyordu. Hürriyet'in ise farklı ve daha bağımsız bir konumu vardı. Şimdi Hürriyet de bu noktaya geldi. Paralel yapıya dair gerçeklerin tamamen karartıldığı bir gazete oldu.
***

Şu an oluk oluk insan ismiyle cismiyle yaşadıklarını itiraf için gazetelere geliyor."Soruları biz çaldık" diyorlar. Poliste ve yargıda yaptıkları fişlemeleri itiraf ediyorlar. "Hazır gelen çözülmüş sorular geldi ve devlet kurumlarına topluca öyle girdik" diyorlar... Bu şahıslar ismini vermek istemeyen neidüğü belirsiz kaynaklar da değil.Yaşayan kanlı canlı insanlar. Fakat Hürriyet bunların hiçbirini görmüyor. Bir muhabirini gönderip Yahu sen neler diyorsun kardeşim bize yaptıklarınızı anlat demiyor. HSYK ve Yargıtay'ın paralel işgal altında olduğunu ve suçluları koruyacağını bile bile dava açılmadan biz bu konuları yazmayız gibi ucuz numaralara başvuruyor Aydın Doğan'ın adamları. Kendi bildiğiniz yaşadığınız gördüğünüz şeyleri inkar ediyorsunuz...
***

Ben paralel örgütle ilgili bazı konuları Aydın Doğan'ın yakinen bildiğine bizzat şahidim. Doğan'ın kendi bildiklerini bile gazetesinde yazmıyor. Kamuoyunun ve Hürriyet okurlarının bilgi alma hakkı açıkça ihlal ediliyor...

***
Dün de yazdım... 2013 yaz başında bir Doğan Holding yöneticisi benim de yanımda Kuruçeşme'de Aydın Doğan'a 7 Şubat kepazeliğinin tamamını somut tanıklıklarıyla anlatmıştı. Bu kişinin kaynakları tamamen klasik dönemin devlet yetkilileriydi. Olayın AKP olayını çok aştığını Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık meselesi olduğunu bizzat Hürriyet'le yakın ilişkide olan devlet adamları da anlatmıştı. Bütün farklı unsurlarıyla devletin tamamı açık bir işgal ihtimali karşısında alarm durumudaydı... Bütün bunları bilen bir medya patronu 7 Şubat gibi dönüm noktası bir olaya dahil karartma uygulanmasını nasıl kabul eder?
***

Aydın Doğan aynı paralel örgütün yargı güçleri tarafından nasıl kendinin kafeslenmek istendiğini de bizzat söyleyen adamdır.Yargı'da hukuk tanımayan bir çete olduğuna doğrudan tanık olmuş bir adamın şimdi bu çete yargısı ile ilgili kanıtlar her gün ortaya serilirken bu tavrının nedeni nedir?
İşte şimdi geldik dananın kuyruğunun koptuğu noktaya... Salı gününü bekleyin...


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER