YAZARA MAİL GÖNDER Paralel çetenin varlığını kimden öğrendim?
kapat

YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta Türkiye liberallerinin bölünme sürecinden bahsettim. Ardından da haftasonu Liberal Düşünce Kongresi gerçekleşti. Atilla Yayla salı günü Yeni Şafak'taki yazısında kongredeki sunumları özetledi. Çok verimli bir kongre geçti liberaller açısından.
Bu arada Mustafa Akyol benim geçen haftaki yazıda Özgürlük Araştırmaları Derneği(ÖAD)'ni paralelci olmakla mahkum ettiğimi ve bunun yanlış olduğunu yazdı.

PARALEL MEDYADA YAYLA VE ÖZİPEK'E SALDIRI

Ben Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin paralel yapının kontrolünde olmakla asla suçlamadım. O konuda elimizde bir kanıt yok. Nitekim ÖAD Başkanı Mustafa Erdoğan'ı paralel örgütün emrinde olmakla suçlayan bir yazarın haksız cümlesine karşılık Atilla Yayla Erdoğan'ı savunan kocaman bir yazı yazdı.Ben de Yayla'nın o yazısını haklı buluyorum.Öte yandan paralel medyada Mustafa Erdoğan'ı övüp Atilla Yayla ve Berat Özipek'i cukkacı olmakla suçlayan ahlaksız bir yazıya karşı ne Erdoğan'dan ne başka bir ÖAD'liden bir itiraz cümlesi bile gelmedi. Bu tavır adalete ve hakkaniyete uygun değildir...

ÖAD PARALEL YAPI GERÇEĞİNİ İNKAR EDİYOR

Ben ÖAD'nin hükümete muhalefetine çok saygı duyduğumu fakat Gülenist polis-yargı çetesi noktasında inkarcı tutumunun anti-liberal ve anti-demokratik bir duruş olduğunu söylüyorum. Paralel devlet örgütünün varlığını ve geçmişte yaptıklarını inkar edenler ileride bunun entelektüel maliyetini ağır öderler. 90'larda JİTEM'in varlığını inkar eden yazarlar şu an nasıl itibarsız ve rezil durumdaysa paralel çeteyi inkar edenler de önümüzdeki dönem o halde olacaklar. Paralel devlet çetesinin varlığını kabul ettiğinizde hükümet yandaşı olmuş olmazsınız. Hükümete muhalefetinize sonuna kadar devam edersiniz öte yandan devlette örgütlenmiş ve inanılmaz organize suçlara imza atmış bu çeteye karşı da net tavır alırsınız. ÖAD bunu nedense yapmıyor...

BANA PARALEL ÇETE GERÇEĞİNİ ANLATAN MUSTAFA AKYOL'DUR

Paralel çetenin varlığını inkar eden ÖAD'lilere ve tüm liberallere benim tavsiye edeceğim kaynak ise bizzat ÖAD üyesi olan Mustafa Akyol'un kendisidir.Çünkü ben bu paralel çetenin varlığını Mustafa Akyol'dan öğrendim. Benim kör gözümü açan Mustafa'dır. Evet yanlış okumadınız BANA PARALEL ÇETE GERÇEĞİNİ İKNA EDİCİ BİÇİMDE İLK ANLATAN MUSTAFA AKYOL'dur. 2010 yılının Ağustos sonunda Mustafa ile bir sohbetimizde beynimde bu çetenin varlığına dair ilk şimşeği çakan Mustafa'dır. Ben de o dönem tüm bu Gülenci çete laflarının safsata olduğuna inanıyordum. Hanefi Avcı'nın kitabı bana komplo teorileri yığını gibi gelmişti. Mustafa bana Hanefi Avcı'nın yazdıklarının doğru olduğunu anlattı. Kendisinin geçmişte yaşadığı bir deneyimle Gülencilerin çok benzediğini anlattı. Bu tür cemaat yapılanmalarının bir görünen güleryüzlü ve aydınlık tarafı olduğunu bir de karanlık istihbarat örgütü tarafı olduğunu anlattı. Bana hala korku filmi senaryosu gibi geliyordu bu iddialar ama kafamda bir gedik açıldı... Eğer Hanefi Avcı ve Mustafa Akyol haklıysa ortada korkunç bir suç örgütü vardı. Buna inanmak istemiyor ve tıpkı şimdiki Mustafa Erdoğan, İhsan Dağı, Sami Selçuk, Ergun Özbudun vb'nin yaptığı gibi inkar ediyordum...

SINAV SORULARININ ÇALINMASI VE MHP KASETLERİNİ YAPAN PARALELCİLER

Zaman içinde Mustafa ile bu konuda müzakerelerimiz ve münakaşalarımız daha da arttı.Mustafa Dani Rodrik'in iddia ettiği Balyoz'daki dijital kanıtların tamamen fabrikasyon olduğu iddiasını haklı buluyordu.Dijital belgelerin bu paralel çete tarafından imal edildiği gerçeğini de bana ilk Mustafa anlattı. KPSS sınav sorularının çalınması olayı ve MHP'lilere yapılan kasetler noktasında kanaati bu yöndeydi. Gülenistlerin Darülharp'ta savaş hilesi meşrudur diye iman ettiğini ben Akyol'dan öğrendim. Sık dokulu kolektivist cemaatler dünyasının içinden gelmişti Mustafa ve benim çok yabancı olduğum bir dünyaydı bu. Bu arada cemaatçiler de sürekli beni arayıp Mustafa'nın kafayı yediğini anlatıyorlardı. Bu arada Mustafa'yı da yeniden kendilerine bağlamak için güleryüzlü ve aydınlık taraflarıyla türlü yöntemler deniyorlardı...Bu hikayeye devam edeceğim...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.