YAZARA MAİL GÖNDER Cumhurbaşkanlığı kadına şiddete karşı özel ekibi

YAZARLAR

Biliyorsunuz sık sık kadınları hedef alan erkek terörü meselesini yazıyorum bu sütunlardan. Radikal önlemler alınması gerektiğini sürekli söylüyorum. Recep Tayyip Erdoğan'ın 8 Mart vesilesiyle olan şu açıklamaları yüreğime su serpti. Kadına şiddet oranının düşmesi için böyle bir net ve sert müdahaleye ihtiyaç vardı kesinlikle... Şöyle diyor Cumhurbaşkanı:
"Kadınlarımıza şiddete cevaz veren töre yanlıştır, bunu teşvik eden gelenek yanlıştır. Buna mani olmayan yasa yanlıştır. Ve bunlar tamamıyla cahiliye devrinin alışkanlıklarıdır. Bunu böyle bilmek lazımdır. Bunlara karşı gerekli önlemleri almayan yönetim yanlış içindedir. Buradan tüm kadınlarımıza, tüm Türkiye'ye şunu ilan etmek istiyorum, dünyaya şunu ilan etmek istiyorum. Cumhurbaşkanı olarak kadına yönelik şiddetle ilgili yürütülen her çalışmanın yanındayım destekçisiyim. Biliyorsunuz bazı konular benim şahsi takibim altındadır. Mesela sigara başta olmak üzere zararlı alışkanlıklarla ve bağımlılıkla mücadele bunlardan biridir. Bundan sonra kadına şiddeti de bizzat takip ettiğim konular arasına ilave ediyorum. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu doğrultuda bakanlığımız ve sivil toplum kuruluşlarımız tarafından yürütülen çalışmaları bizzat kuracağım özel ekiple takip edeceğim. Kurumlararası işbirliğinden medyanın kullanımına kadar bu konuda kapsamlı ve uzun tartışmaların hem öncüsü hem takipçisi olacağım. Eksikliklerin hesabını soracak, başarıları tebrik edeceğim.

***

Cumhurbaşkanı'nın yönetiminde kadına yönelik erkek terörüne karşı özel ekip fikri muhteşem bir fikir. Cumhurbaşkanı Erdoğan kıpkızıl kanayan derin yaraya çok önemli bir neşter atmıştır. Kadın hakları meselesinde çok radikal ve devrimci önlemlerin alınması gerekiyordu.
İşte Erdoğan bunu yapmıştır. Erdoğan'ın dediği gibi kadınlara karşı sistemleşmiş şiddete, cinayetlere, cinsel ya da psikolojik tecavüzlere ve tüm diğer mağduriyetlere karşı demir yumrukla davranma zamanı gelmiştir!
***

Peki nasıl bir radikal program uygulanmalı? Öncelikle bu konuda tüm yasalar olabilecek en ağır noktaya getirilmek zorundadır, hâkim ve savcıların bu yasaları tavizsiz uygulaması noktasında Adalet Bakanlığı gerekeni yapmalıdır. İçişleri Bakanlığı "Kadınlara karşı işlenmiş suçlar" noktasında uzmanlaşmış ve gerektiğinde "istisnai sertlik" kullanabilen polisler istihdam etmek zorundadır. (Ya da mevcut polislerden böyle özel timler oluşturulmak zorunluluğu vardır. Cumhurbaşkanı'nın özel ekibi de bu süreçleri sevk ve idare etmelidir) Eğer adalet sistemi ve polis teşkilatı kadınları bu pervasız şiddete, alçak cinayetlere, haysiyetsiz tecavüzlere karşı koruyamayacaksa, çok açık söylüyorum orada "ihkak-ı hak" doğar.
***

Türkiye'de eşinden, babasından ya da ailesinden şiddet gören, sistematik olarak dayak yiyen, onuru kırılan, haysiyetine saldırılan kadınların sığınacağı liman yok denecek kadar azdır. Çabalarına çok saygı duyduğum kadın dayanışma örgütlerinin de maalesef bir caydırıcı işlevi yok. Sosyal ve ekonomik yaptırım gücü yok. Zulüm görmüş kadınlar bugünün Türkiye'sinde sahipsiz. İşte bu sahipsizliği gören, bilen, hisseden milyonlarca psikopat adam müsveddesi de bu durumdan hareketle her türlü şerefsizliği yapabiliyor. Yarın bu mühim konuya devam edeceğiz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.