YAZARA MAİL GÖNDER Esas mücadele 8 Haziran’da başlayacak...

YAZARLAR

Türkiye Cumhuriyeti tarihi çok iktidar mücadeleleri gördü. Ama iktidar mücadelesinin bu kadar iğrenç ve tiksindirici olduğu bir dönem görülmedi. Türkiye Cumhuriyeti Gemisi'nin içinde kaptanın kim olacağına dair kavgalar hep oldu. Gemi'nin başına gelen kaptanları meşru ya da gayrimeşru yöntemlerle iktidardan indirmek isteyenler hep oldu. Ama Gemi'nin kaptanına yönelik nefret ve düşmanlıktan ötürü Türkiye Gemisi'nin toptan batırılması için diğer gemilerle beraber Türkiye'ye silah çekenler hiç olmamıştı. Böyle bir alçaklık ve soysuzluğu ilk kez yaşıyoruz...

***

Şu an Türkiye Cumhuriyeti Gemisi aleni bir saldırı altındadır... Cumhuriyet tarihinde hiçbir zaman bu derece organize bir saldırı ile de karşılaşmadı bu gemi. İçinde yaşadığımız Gemi'yi batırmak ve hepimizi filikalara mahkum etmek için bir savaş yürütülmektedir. Kısır iç siyasi çekişmeleri bir yana bırakın. Şu an yaşanmakta olan büyük resim budur. Bu Gemi'nin içinde olan birileri de sırf Gemi Kaptanı'na duydukları kin ve nefretten ötürü bu Gemi'nin batmasını istemektedir. Bu hain ve şerefsiz güruhun başında Fethullah Gülen Çetesi yer almaktadır. Eğer Türkiye Gemisi batmazsa biz de Gemi Kaptanı Recep Tayyip Erdoğan'dan kurtulamayacağız diye düşünen kahpe ve hain bir çete Türkiye'ye saldırmaktadır. Bu ülkenin onurlu yurttaşları olarak ülkemizi savunmak zorundayız...
***

Dediğim gibi daha önce de çok sert iktidar savaşları yaşandı bu ülkede fakat Türkiye Gemisi saldırı altında olduğu zaman tüm taraflar hep kenetlenmeyi bildi. İsmet İnönü, Adnan Menderes ve Celal Bayar'a çok sert muhalefet ediyordu. Fakat Türkiye'ye yönelik dışarıda bir saldırı yada itibarsızlaştırma kampanyası olduğunda anında Menderes ve Bayar'ın yanında oluyordu. 27 Mayıs'ta DP'liler alçakça indirildiği halde 1964 Johnson mektubu gibi Türkiye'nin sıkıştığı anlarda tereddüt etmeden dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün yanında durdular. Aynı şey 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nda Ecevit Başbakan, Demirel muhalefetken de yaşandı. Hiçbir zaman Türk siyaseti ve medyası böyle durumlarda Türkiye Gemisi'ni batırmak isteyenlerin yanında yer almadı. Siyaset ve medya dünyasında sert hatta kanlı kavgalar olurdu ama hiçbir zaman siyasi düşmanlık uğruna Türkiye Gemisi'ni toptan batırmak isteyenlerin yanında saf tutmazdı hiç kimse. NATO'nun Türkiye'ye müdahale edip Gemi Mürettebatı'nı içeri tıkmasını istemek gibi bir manyaklıkla ilk kez karşılaşıyoruz. Hiçbir zaman böyle bir hainlik yaşanmadı bu ülkede...
***

Vatan haini kavramı eski Türkiye'de içi boşaltılmış ve iğdiş edilmiş bir kavram. O sebeple bu lafı duyduğum an hep içim tiksintiyle doldu. Ama şimdi bu kavram gerçek anlamını buldu. Cumhuriyet Tarihi'nde ilk kez örgütlü bir ihanet çetesiyle karşı karşıyayız. Batı'nın belli merkezlerinde 24 saat Türkiye'nin itibarsızlaştırılması ve bu Gemi'nin batırılması için mücadele eden bir çete bu. Bu çete Mehdi gördüğü Fethullah Gülen'e taptığı için başka hiçbir değer taşımayan bir çetedir. Türk medyasının da kimyasını bozan ve herkesi portakal gibi sıkıp kullanan bu çetedir...
***

Türkiye Gemisi'nin kaptanı Recep Tayyip Erdoğan'ı önce Türkiye'deki adamlarıyla içeri tıkmaya kalktılar ama beceremediler. Şimdi tüm güçleriyle Erdoğan'ı Lahey'de yargılatıp içeri tıkma planı yapıyorlar. Bu hedef uğruna koskoca Türkiye Gemisi'ni başka gemilere bombalatmayı bile düşünüyorlar. Bu alçaklığa bu soysuzluğa bu puştluğa karşı sandıklara gidelim... Esas mücadele ise 8 Haziran'da başlayacak...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.