YAZARA MAİL GÖNDER Türk turizmi için acil yapılması gerekenler

YAZARLAR

Bu hafta ailece Antalya'ya tatile geldik ve ben de bu hafta izinliydim. Fakat Antalya'da gördüklerim ve sektör temsilcileriyle konuştuklarım beni izni yarım bırakıp bu yazıyı kaleme almaya mecbur etti. Bugün temmuza giriyoruz. Türk turizmi için en önemli 2 ay başladı. Rusya krizi sebebiyle Türk turizmi zor bir dönem geçiriyor. Herkes hükümet pazarlıklarına odaklandığı için bu mesele konuşulmuyor ama turizm için acil yapılması gerekenler var. Çünkü milyonlarca insan bu sektörden ekmek yiyor.

***

Hiç kimse turizm meselesini konuşmuyor ama yaklaşık 50 milyar dolarlık bir pastadan söz ediyoruz. Turizm sektörü sayesinde dolaylı olarak 50 milyar dolar gibi bir para Türkiye'ye giriyor ve milyonlarca insan bu sayede ekmek yiyor. Türkiye çok verimli ama suya aç bir ova gibi bir ülke. Eğer ovaya düzenli su gelirse bu ova 1'e 1000 verecek verimlilikte. Ama su gelmezse toprak kuruyor ve çatlıyor. Bir ova için su neyse bir ekonomi için de para aynı anlama gelir. Türkiye'ye döviz getiren her müteşebbisi el üstünde tutmak gerekir. Turizm sektöründe bazı önlemler alınmazsa toplu işten çıkarmalar olabilir. Özellikle daha alt seviye otellerin tamamen batması söz konusu.
***

Bana göre acilen AK Parti hükümeti bu sene turizm sektöründen alacağı SGK primleri ve vergiler konusunda geçici bir düzenlemeye gitmelidir. Bu ödemeler 1 sene ertelenebilir. Bu 1 senelik rahatlama sayesinde işsiz kalacak binlerce insan işlerini kaybetmezler. Turizm yatırımcıları da moral bulur ve daha çok turistin peşinde daha bir şevkle koşmaya başlar. Sonuç olarak sektördeki kıpırdanmayla devlet daha çok vergi ve prim toplar. Şu an turizm yatırımcıları bu seneki SGK primlerini nasıl ödeyeceklerini düşünüyorlar.
***

Basın olarak bizim de mevcut yerli turistleri yurtdışındaki otellere gönderme propagandası yapmak gibi tuhaf bir alışkanlığımız var. Oysa bu sene Türk turistler için hem Antalya hem diğer tüm sahil otelleri çok uygun fiyatlara sahip. Seyahat ekleri de bu yönde yayın yapmalı. Çünkü sonuçta hepimiz aynı ülkede yaşıyoruz. Köklü bir turizmci aileden gelen dostum Ender Alkoçlar haklı olarak Türk basınındaki Yunan adaları propagandasına isyan ediyor ve soruyor:
"Merak ediyorum Yunan medyasında bir kere bile Türkiye'deki, Antalya'daki oteller harika. Muhakkak oralara gidin diye yazı çıkmış mı? Bir tane bile çıkmaz. Ama bizde nerdeyse her köşe yazarı yerli tatilcileri Yunanistan'a gönderme merakındadır. 15 yıldır her sene aynı propaganda yapılıyor."
***

Öte yandan turizmcilerimizin bu seneki olaydan alması gereken ders de küresel turizm markaları yaratmak gereğidir. Otelcilik alanında küresel anlamda marka olmuş zincir otellere ihtiyaç var. Çöpsüz üzüm gibi tekil oteller bu tür krizlerde hemen gümlüyor. Küresel seviyede tanınmış marka olursanız o zaman böyle krizler çok daha hasarsız çözülebiliyor. Bu noktada tüm turizmciler kabul ediyor ki Türk turizminin öncüsü ve lideri tartışmasız Rixos markası. Her sene de bu marka değerini ve hizmet kalitesini daha da artırıyor. Tüm turizm camiasının Rixos oteller zinciri modelini örnek alması gerektiği noktasında rakip otel sahipleri bile müttefik. Türkiye'den de Hilton gibi Ritz gibi dünyaca ünlü oteller zinciri markaları çıkması gerekir. Bu küresel vizyona sahip yegâne isim Fettah Tamince oldu. Türkiye'nin turizm potansiyeli kesinlikle çok yüksek. Çünkü Türkiye hizmetler sektöründe inanılmaz başarılı. Yeter ki biz kendi kendimize zarar vermeyelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.