Türkiye'nin en iyi haber sitesi
RASİM OZAN KÜTAHYALI

Aydın Doğan'ın şahidi Demirel

Recep Tayyip Erdoğan'a hitaben Aydın Doğan'ın medyasında sürekli söylenen ve külliyen yalan bir lakırdı var. Özal ve Demirel basına karşı hoşgörülüydü. Erdoğan öyle değil... Hatta Aydın Doğan kendisine şahit olarak Demirel'in mektubunu gösteriyor. Süleyman Demirel de kendi ve ailesi aleyhindeki yayınlara karşı Aydın Doğan ve adamlarının yazdığı gibi hoşgörülü bir adam falan değildi. Özellikle 1969-71 arası kendi ailesine de dil uzatan dönemin basın imparatoru Haldun Simavi ile çok sert kavga etti Süleyman Demirel. Elinde ne güç varsa Haldun Simavi medyasını bitirebilmek için kullandı. Hatta Haldun Simavi'nin adamı olan Rahmi Turan gibi dönemin meşhur gazetecilerini tutuklattı Demirel. Doğan bunları iyi bilir...

***

Fakat bu kavgayı arkasında gerçek devlet iktidarı olan Haldun Simavi kazandı sonunda 12 Mart 1971 geldi ve Demirel darbeyle indirildi. O dönem Türkiyesi'nde Erol ve Haldun Simavi kardeşler yüzde 53 ile Başbakan olmuş Demirel ve Adalet Partisi'nden çok çok daha güçlüydü. Aydın Doğan da bu gerçeği Kelkitli olduğu gerçeği kadar iyi bilmektedir. Sakın Türkiye'de basın özgürlüğü konuşulurken Türk medya tarihinin bu karanlık gerçeklerini unutmayın sevgili okurlarım...

***
Zinde güçler tüm siyasi hayatı boyunca Demirel'e karşı hep galip geldi. Demirel zaten hiçbir zaman güçlü bir Başbakan olamadı. Her zaman askeri vesayetin gölgesi Demirel'i ezdi ve sonunda kendine benzetti. Askeri vesayetle kol kola olan Babıali medyası her zaman Demirel'den daha güçlüydü. Demokratik yolla seçilmiş Demirel hükümetlerinin bakanları sırtını zinde güçlere dayamış Türk basın mensuplarından çok daha güçsüz ve aciz durumdaydı.
***

İşte böyle iğrenç bir medya ortamında siyaset yapmaya başlamıştı Demirel. 1965 seçimlerine giderken de kendisine Babıali lağımlarından ilk tehditler gelmeye başlamıştı. İsmet İnönü'nün damadı Metin Toker 1965 seçimleri öncesinde sandıktan CHP çıkmadığı takdirde ordunun yine müdahale edeceğini açık açık hiç utanmadan yazmıştı. Toker'e göre iktidar CHP dışı beceriksiz bir partiye hele hele 1960 özlemlerini taşıyan bir partiye verilecek olur ise Mr. Thompson ve Mr. Sten geri gelmek zorunda kalırdı. Ordunun kullandığı Thompson ve Sten markalı silahlarla 40 yaşındaki taze siyasetçi Demirel basın özgürlüğü kapsamında tehdit ediliyordu.
Öte yandan bu şerefsizce tehditlere karşı Demirel 1965'in meydanlarında Ordu CHP'nin muhafız alayı mı? Ordu milletin malı değil mi, diye çok haklı olarak haykırıyordu. O yıllarda genç bir tüccar olarak Sirkeci'de çalışan Aydın Doğan bunları iyi hatırlayacaktır...
***

Türkiye halkı bu tehditlere aldırmadı ve 1965'te yüzde 53 ile Adalet Partisi ve Demirel'i hükümet yaptı ama elbette iktidara getiremedi. Çünkü gerçek devlet iktidarı önceden belirlenmiş durumdaydı. Gerçek devlet iktidarının bir parçası olan Türk medya düzeni seçilmiş hükümeti paçavraya çevirdi. Demirel'i askeri darbeyle indirene kadar basın özgürlüğü kapsamında tehdit ve şantaj faaliyetlerini sürdürdü. Bu arada zavallı haldeki Demirel hükümetlerinden bu tehditlerle ekonomik olarak da bol bol rant elde etti. İşte Aydın Doğan'ın kendisine şahit gösterdiği Süleyman Demirel aynen böyle Türk medyası tarafından madara edilmiş bir adamdır...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA