YAZARA MAİL GÖNDER AK Parti'nin 1 Kasım beyannamesi

YAZARLAR

Türkiye'nin en büyük siyasi partisi olan AK Parti bugün seçim beyannamesini Türkiye halkıyla paylaşıyor. AK Parti beyannamesinin bu topluma umut ve heyecan veren bir program olacağına inanıyorum. Daha önce de yazdığım gibi 1 Kasım yeniden şahlanmanın miladı olmalıdır. Tarihi 1 Kasım seçimlerine tam 4 hafta kaldı. 7 Haziran'dan bugüne kadar olan süreci değerlendirdiğimizde şu ana kadar en akılcı davranan AK Parti oldu. Türkiye'yi yönetme kapasitesine sahip tek parti olan AK Parti açısından bu tavrın sürmesi zaruridir. Kavgacı politikanın şu an hiçbir yararı ve anlamı yoktur. AK Parti 2015- 19 tasavvurunu bizlerle paylaşmalıdır ve hiçbiri kendine gerçek rakip olmayan küçük partilerle uğraşmamalıdır. Bu arada teslim etmeliyim ki AK Parti son 4 aydır yeniden rasyonel ve analitik zekâ ile siyaset yapan bir parti hüviyetine büründü. Sabırlı ve akıllı gidilirse AK Parti için 1 Kasım neticesi olumlu olacaktır...

***

Daha evvel de yazdığım gibi AK Parti 7 Haziran öncesi HDP'yi sürekli muhatap alarak ve HDP'nin baraj altına itilmesini adeta takıntı haline getirerek rasyonel bir siyaset izlememişti. Türkiye'nin yüzde 52 ile Başkan olmuş lideri ve tartışmasız şampiyon olan partisi ısrarla dördüncü partiyi muhatap aldı sürekli polemik yaptı ve bu durum tamamen HDP'nin ekmeğine yağ sürdü...
***

Zaten bu bir tabiat kanunudur. Eğer daha büyük olan kendinden epey küçük olanı muhatap alarak kavga ederse bu durum kesinlikle küçük olana yarar. Her koşulda küçük olan daha kazançlı çıkar. Böyle durumlarda küçük taraf ne kadar tahrik edici konuşursa konuşsun en büyük olan tarafın sakin durması ve dikkate almaması zarurettir. AK Parti 7 Haziran öncesi bu rasyonel tavrın tam zıddı bir politika izledi ve sonuç da yüzde 41 oldu...
***

7 Haziran'da AK Parti'nin yaşadığı oy kaybı incelendiğinde bu partinin dindar Kürtler dışında dramatik oy kaybı yaşadığı hiçbir toplumsal kesim yok denilebilir. O sebeple dindar Kürtler meselesi çok kritiktir. Öte yandan PKK terörünün azgınlaştığı bu ortamda dindar Kürtlerin yine HDP'ye oy atma ihtimali var mıdır yoksa yeniden AK Parti'ye dönüş yapabilirler mi? Bu soru çok önemli ve AK Parti'nin beyinleri bu problematik üzerinde çalışmalıdır...
***

10 Ağustos 2014'te dindar Kürtlerin çoğunluğu Recep Tayyip Erdoğan'a oy verdi ve yüzde 52 başarısı öyle yakalandı. Dahası eğer Cumhurbaşkanlığı seçimi 24 Ağustos'ta Erdoğan- İhsanoğlu şeklinde tekrarlansaydı Erdoğan yüzde 60 oy alacaktı. Tüm itibarlı araştırma şirketleri bunu ifade ediyordu. Yani 10 Ağustos'ta Erdoğan'a oy vermemiş Kürtlerin nerdeyse tamamı 24 Ağustos'ta Erdoğan'a verecekti. Bu anlattığım siyasal gerçek asla unutulmamalıdır. 1 Kasım 2015'e 4 hafta kalmışken hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Başbakan Davutoğlu ve AK Parti elitlerinin üzerinde en çok durması gereken mesele budur...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.