YAZARA MAİL GÖNDER Üzgünüm halkımız müsait değil

YAZARLAR

Gezi sınıfının nomenklaturası (elitleri, politbürosu) günlerdir buldukları boncuğu yuvarlıyor. "Halklarını" TDK sözlüğündeki bir kelime üzerinden devrim için "örgütlemeye" çalışıyor. Neymiş, sözlükte "müsait" kelimesinin argo anlamı olarak "flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen(kadın)" verilmiş.
Yaş ortalaması 45-50 olan koca koca gazetecilerin, vekillerin kopardıkları kıyametin ardından TDK suskunluğunu bozmasın mı? "Söz konusu anlam tam da bu haliyle ilk kez 1983'te Türkçe Sözlük'e girmiştir. O dönem sözlüğü hazırlayanların hangi düşünce ile bu anlamı müsait kelimesine ilave ettiklerini bilemiyoruz. Ancak kesin olan, bu anlam, 1983'ten beri Sözlük'ün her baskısında aynı şekilde devam etmiştir. Yani bir iki günlük bir konu veya iş değildir, 32 yıldan beri bu anlam sözlükte aşağıdaki şekliyle mevcuttur."
Hayda! Ayıkla şimdi pirincin taşını. Meğer gizli ajandasında Türk kadınını birer birer yok etmek olan "Akape ve Erdoğan" döneminde değil, mumla aradığınızı söylediğiniz 12 Eylül günlerinde girmiş bu sözcük sözlüğe. Kaldı ki dün Murat Bardakçı da yazmış, ne yani bir kelimeyi tüm anlamlarıyla öğrenmek için baktığımız sözlüklerden argo sözcükler, "terbiyesiz" kelimeler çıkartılsın mı istiyorsunuz? Elin İngiliz'i Amerikalısı sözlüklerinde aynı kelimeyi aynı içerikle okuyup öğrenebiliyor ve bu ayrımcılık olmuyor da, Türk dilinin, okurunun başı kel mi?

Bir kelime bir işlem
Affedersiniz "şeriatçı mısınız" siz? Gezi'de "Tek yol devrim" diye bağırmadan önce "Allah kerim" diye mırıldanıyordunuz belki de. Ya öyle işte, Hikmet Kıvılcımlı'nın dediği gibi, "halkı bilinçlendirmek, dolmayı pirinçlendirmeye benzemez." O "sınıf" var ya "o sınıf", her darbe sonrası gerçek dostlarını iktidara getirip ihya ettiği gibi, dalkavuklarını da (uvriyeristleri) rezil rüsva etti, eder de sandıkta.
Madem kelimelerle dans etmeyi seviyorsunuz, sözlükten devam edelim kahramanlar. TDK sözlüğünde "devrim" kelimesinin karşılığı "belirli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik" olarak verilmiş. Belli ki, devrimi, eski sözlüklerde "ayrımcılık" avına çıkıp, bulduklarını bugünkü siyasal iktidara bağlayarak yapmaya çalışanlar yine tembellik etmiş. Yalnızca devrim'in TDK'da "Çevrilme, katlanma, bükülme" şeklinde verilen yan anlamına bakmışlar.
Ama olmaz ki güzel kardeşlerim, ağabeylerim, ablalarım. Devrimcilik öyle kolay iş mi? Gerçeği eğip bükerek çelişkiyi keskinleştirmek, ardından yanına kattığın üç beş kişiyle suni dengeyi bozmak boru mu? Yüz binlerce lira aldığın reklamlara "bir drink" arası ver, bir klip çek. "Çok zor durumdasın halkım, farkında değil misin" de. Üretmedikleri için, şalteri indirme potansiyeli de taşımayan küçük burjuvalara, öğrencilere, Twitter trollerine "haydi hayatı durduralım" çağrısı yap. Sonra iş patlayınca senin "vallahi habersiz çekmişler" dediğin videon yayınlandığında Taksim'e devrim için yalnızca sağdan sola 8 genç çıksın.
Böyle devrimcilik, sınıf neferliği, öncü savaşı olur mu? Eğer "zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayanlar," hakikaten zor durumdaysa, devrimden başka çıkar yolları kalmadıysa, senin gibi gezi günlerinde Yalıkavak'tan "direnin" talimatı gönderen sınıf düşmanı zübüklere mi ihtiyacı olur?
Senin o devrim dediğin "nicelikten niteliğe geçişi" tarif eder. Ve bu halk, on yıldır devrimin manifestosunu yazıyor. Darbelere, komplolara direnip oyunu, namusunu, iktidarını koruyor. Sizin gibi halk düşmanlarını da "farelerin kemirici eleştirisiyle" baş başa kalmanız için yalnız bırakıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.