YAZARA MAİL GÖNDER Barış başka bir şey olsa gerek

YAZARLAR

Önceki gün PKK tarafından şehit edilen 32 yaşındaki Yüzbaşı Ali Alkan'ın cenaze töreninde, ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan'ın sarf ettiği şu sözler çok konuşuldu:
"Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonuna kadar savaş diyor."
Silahların sustuğu Çözüm Süreci boyunca savaşa can pazarlayan her kesimden nebbaşın, şehidin ağabeyinin sözlerinin üzerine atlamaları mide bulandırıcıydı.
Kimler mi? Tek tek adlarını saymaktan imtina etmeyelim.
Devletin, çatışmaları bitirmek için yürüttüğü çalışmaları ta Oslo'dan beri "teslimiyet" diye değersizleştirmeye çalışan Gülen çetesinin trol yazarları ilk sıradaydı elbette.
KCK operasyonları da dahil süreci sabote etmek için her yolu deneyen Cemaat, dün medyasında "Yarbayın barış çığlığı" manşetleri atıyordu.
Çözüm Süreci boyunca operasyon yapmadığı için hükümeti yerden yere vuran Sözcü ve bilumum ulusalcı okuru da kervana katılmıştı.
Dün yol kesen PKK'ya operasyon yapmadığı için eleştirdikleri hükümeti, 50 kişinin şehit edip bölgenin esir alınması karşısında meşru müdafaa hakkını kullanıp harekete geçtiği için "savaş heveslisi" olmakla suçluyorlardı.
Tayyip Erdoğan'ın Çözüm Süreci'ni ilan ettiği günden beri, PKK'yı "devrimi sattınız" sloganıyla Ak Parti'ye ve TC'ye karşı yeniden savaşmaya çağıran solcular da oradaydı. Oysa olan sadece istedikleriydi. PKK yine silaha sarılmış devlet de karşılık veriyordu, niye rahatsız olmuşlardı ki?
Sosyal medya hesaplarında öldürülen asker ve polislerden "cezalandırıldılar" diye bahsederek cinayetleri meşrulaştıran PKK sempatizanları bile şehit cenazelerindeki tepkileri paylaşıyorlardı.
2.5 yıl boyunca süreci desteklemek için tek bir miting bile yapmayan HDP de, ölen Çözüm Süreci'nin gözlerine badem diyordu.
Tıpkı dün barış sürecini başından beri "aldatmaca" sayan Cumhuriyet'in manşetinde olduğu gibi. "2 ay önce Çözüm Süreci'nin, barışın konuşulduğu Türkiye'de..." Bak sen! Allah şahit 2.5 yıllık çatışmasızlık ortamında tek bir kez barıştan söz etmediniz!

Birisi anlatsın

Benim kafam karışıyor. Şimdi; MHP'nin, ulusalcıların, Cemaat'in iddia ettiği gibi Çözüm Süreci boyunca Ak Parti Hükümeti'nin PKK'ya karşı operasyon yapmadığını, toleranslı davrandığını mı düşünüyorlar?
Yoksa PKK-HDP'nin ve solcuların söylediği gibi, Çözüm Süreci'nin bir yalan olduğunu, aslında hükümetin PKK'yı kıstırdığını ve yasal temsilcilerinin siyaset yapmasına izin vermediğini mi?
Ak Parti'nin bu süreçte suçu, hatası ikisi birden olamaz değil mi? Hangisi doğru? O halde, barışa, çözüme yaklaşımları bu kadar farklı iken, şehit cenazelerindeki tepkiler üzerinden Ak Parti'ye karşı nasıl birlikte saf tutabiliyorlar?

Barış çağrısı mı?

Evet, dün şehit yüzbaşının yarbay ağabeyinin "Düne kadar barış diyenler ne oldu da sonuna kadar savaş diyor" sözleri "barış" mesajı olarak tartışıldı.
Canı yanmış acılı insanların sözlerini mantık testine tabii tutacak değilim. Allah sabır versin.
Peki gerçekten, kimilerinin kullanışlı bir şekilde yaydığı gibi bu bir askerin cesur barış çıkışı mıydı? Dün Twitter'de Ayda Erbal'ın farklı şekilde sorduğu bu soru, yukarıda çelişkilerini sıraladığım kesimlerin garip mantığının anlaşılmasına da yardımcı olabilir belki.
Zira Yarbay, bugün operasyon kararı alanları şimdi savaştıkları için değil, dün çözüm süreci var diyerek savaşmadıklarından ötürü eleştiriyor.
Barışa bir şans tanıyıp, fiili koşullar zorlamadıkça savaşı tercih etmeyenleri, yalnızca meşru müdafaanın koşulları oluşunca harekete geçtikleri için eleştirmek barış değil savaş taraftarlığıdır.
Ve muhtemelen bir tek bu coğrafyada barışseverlik olarak fütursuzca satılabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.