YAZARA MAİL GÖNDER Tuzluklar için hareket vakti

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Yılların ülkücüsü Mansur Yavaş 2014 yerel seçimleri öncesi 'den istifa edip 'ye katıldığında "Mahir Hüseyin Ulaş kurtuluşa kadar savaş" sloganlarıyla karşılanmıştı.
E tabii CHP'nin, HDP'nin ve Pensilvanya'nın o günkü "Kızıl Elması" yerel seçimleriydi. Cemaat'in vekillerinden Suat Kınıklıoğlu'nun Mansur Beyin seçim ofisinden verdiği pozları hatırlayın!
Mansur Beye celp çıkmış olmalı ki dün de CHP'den istifa etmiş. MHP'li muhaliflerin arasına katılması bekleniyormuş.
Mansur Bey ülkücü tabana, bu çaresiz rok hamlesinin tam da Pensilvanya'nın MHP'ye taarruzları konuşulurken denk gelmesini izah edebilecek mi bilemiyorum.
Ama zararı yok, zaten maksat MHP içindeki muhalif genel başkan adayı sayısını arttırmak, yani "Bahçeli'yi kimse istemiyor" imajını güçlendirmek. Klasik Cemaat taktiği işte.
Sırada hangi parti var Mansur Bey, HDP mi?

***

NASIL DA DİDİŞİRLERMİŞ

Eğer iki kişinin ilişki düzeyini merak ediyorsanız nasıl kavga ettiklerine bakın derler.
Bu düsturun ışığında HDP'nin siyasi aktörlerle ilişkilerine bir bakalım.
Cumhuriyet tarihinde ilk kez, onca oyuna rağmen Çözüm iradesinin siyasi riskini cesurca üstlenen Tayyip Erdoğan HDP-PKK'nın kanlı bıçaklı düşmanı.
Buna karşın HDP için MHP hala bir umut ışığı. HDP'li Sırrı Süreyya Önder'in 7 Haziran sonrası MHP'ye nasıl seslendiğini unuttunuz mu? "Çözüm sürecini MHP ile bile yürütürüz." Tabii yeter ki Ak Parti olmasın!
Şimdi de Demirtaş, Kürtlerin kolektif hafızasında Dersim ve Ağrı Katliamları gibi kötü izleri olan CHP'nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na sitem ediyor. Niçin? Terörist cenazelerine katılan Sezgin Tanrıkulu gibi cesur olup dokunulmazlıkların kaldırılmasına "hayır" demediği için.
İşte Kürtlerin temsilcisiyim diyen HDP'nin sağı solu. Bir yanda henüz kart kurt seviyesini aşmış MHP'ye, CHP'ye, Cemaat'e nazlar, sitemler; öte yanda Kürtlerin ikinci tercihi, Çözümü samimiyetle denemiş Ak Parti'yle ilişkileri canlı bomba seviyesine indirmeler.

***

DİP TEORİSİ

Cumhuriyet'in internet sitesinden flaş bir haber.
"PKK yöneticisi Cemil Bayık, sağlık ekipleri adı altında halka ilaç ve iğneler dağıtılarak Hepatit B hastalığına neden olunduğunu savundu."
Can Dündar'ın bir trol gazetesi haline getirdiği yılların Cumhuriyet'i sonunda dibe vurdu. Sevindirici olan, artık ne yapsalar daha aşağıya inemeyecek olmaları, mecburen yükselecekler.

***

NE YALAN SÖYLEYEYİM...

Özgecanımızı vahşi şekilde katlettikten sonra cezaevinde öldürülen sapığın cenazesini hiçbir mezarlık kabul etmediği için tabutuna "Suriyeli kadın cenazesi süsü" verilmiş.
Günlerdir kamuoyu vicdanında kabul gören ancak, hukuken ve ahlaken reddedilmesi gereken bu cezaevi cinayeti tartışılıyor. Geçen gün de Hıncal Uluç iğneyi eline alıp bu cinayetin ve sonrasındaki gelişmelerin basında övücü biçimde yer almasını eleştiriyordu. Hıncal abi haklı. Ama gazetecilik tartışmasından bağımsız olarak bu tarz kendiliğinden gelişen fiili toplumsal mesajların bazen hakikaten caydırıcı olabileceğini düşünüyorum. Zira bu tarz iğrençliklere kalkışacaklar, üzücü olsa da, bedeli yalnızca kendilerinin ödemeyeceğini, halkın adaletinin devreye gireceğini düşünüp belki duraksarlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.