YAZARA MAİL GÖNDER Kardelen Ertuğrul

YAZARLAR

Hürriyet'in eski başkırosu pazar mazar demeden dün yine patronunun işlerine koşturuyordu.
Tavuk çiftliğinden ve "en iyisi işlek bir yerde tekel bayiinden" hallice bir proje geliştirmiş ve eğitim "işine" göz dikmişti bu kez de.
Yazısında Cumhurbaşkanı'na seslenen eski başkıro özetle Erdoğan'ın bir eğitim seferberliği başlatması halinde patronu Doğan'ın da "seve seve" kendisine yardımcı olacağını söylüyordu. Tabii ki evlerden ırak kendine has üslubuyla:
"Şuna ben de eminim.
Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir geminin kaptanlığını yapmaya karar verirse başarılı olur.
Tanıdığım Aydın Doğan'ın da bu gemide olacağına eminim..."
Breh breh ve de Allah Allah.
Aldı mı beni garip sorular...
Tamam sorunlarımız elbette var.
Ama Erdoğan'lı yılların ulaştırma ve sağlık gibi en başarılı olduğu alanlardan biri sayılan eğitimde niçin Doğan'ı da cepheye çağıracak kadar acil bir seferberliğe ihtiyaç olsundu ki?
İlkokul talebelerine tablet bilgisayar dağıtılırken bile "masraffff" diye titreyen namelerle manşetler atan yine onun gazeteleri değil miydi?
Ayrıca eski Başkıro, niçin "türlü fedakârlığa hazırız albayım" ağızları yapmaya başlamıştı?
Evet benim aklıma da sizin gibi şu zengin liselerinin mezuniyet balolarındaki "hökümet protestoları" geldi.
Anlaşılan o ki Başkıro, Beştepe'nin, bir avuç sosyete ailesi dışında kimsenin önemsemediği bu eğlenceleri çok ciddiye aldığını düşünmüş ve "uzlaşı pilavını yine ısıtırız" diye heveslenmişti.
Meğer yanılmışım!
Zira eğitim sorununa yaklaşımını yazısındaki "Sadece bizde değil, neredeyse bütün Müslüman ülkelerde gençler mutsuz..." cümlesiyle pek bir iyi özetleyen başkıroya bir başka yazar ilham olmuş.
Şaşıracaksınız ama Star yazarı Ahmet Taşgetiren.
Evet, Ahmet Ağabey'in birkaç gün önce yazdığı "eğitim üzerinden uzlaşı" temalı makalesinden sonra acilen yazısı gelmiş ve masaya kendini zor atmıştı eski başkıro.
Ve kaleminden, Erdoğan'a acil eğitim seferberliğinde beraber yürümesi için tavsiye ettiği şu isimler dökülüvermişti; usul usul, ılık ılık, ılgıt ılgıt...
Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Aziz Sancar, Aydın Doğan, Ahmet Albayrak, Ethem Sancak, Ertuğrul Özkök, Taha Akyol, Ali Nesin, Ömer Dinçer, Güler , Avni Çelik, Mustafa Ruhi Şirin, TÜSİAD, MÜSİAD...
Sakin olun sizin yerinize köşeden köşeye dolaşan sıralı tam listeyle ilgili her şeyi soracağım:
1- Ne alaka?
2- Eğitimciler, büyük okul sahipleri, iş adamları nerde?
3- Mevzu medyaysa bu ülkenin en yüksek tiraja, reytinge ve yaygınlığa sahip; demokratların, dindarların ve yoksulların "da" takip ettiği dev medya kuruluşları niye yok? Peki ya, yine bu kesimlerin itibar ettiği siyasiler, gazeteciler, akademisyenler?
4- Bu soru şahsi olacak ama;
"Bari eğitimde uzlaşalım" diyen başkıro, alıntıladığı Taşgetiren listesinden bir ismi "daha şimdiden" niçin çıkardı. Başkıro İbrahim Betil'i sevmiyor mu yoksa?
5- Bu da sevgili talebelerimiz için gelsin; Babam bu kadar güzel pasta yapmayı nereden öğrendi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.