YAZARA MAİL GÖNDER Bir kişinin bile kanı dökülmeyecekse

YAZARLAR

İklimin birden bire değiştiğini düşünmek ne kadar yanıltıcı ise her şeyin birden bire düzeleceğini düşünmek de o kadar yanıltıcı... İmralı ile başlatılan yeni süreci anlamaya çalışanlar bugün bazı sorulara yanıt arıyorlar. Daha düne kadar idam cezasının yeniden getirilmesinden tutun da BDP'li vekillere Kandil'i adres gösteren bir yaklaşım vardı. Anadilde savunma düzenlemesi askıya alınmış, dokunulmazlık dosyaları raftan indirilmişti. Sonra... 'Bu kez olacak galiba' yorumları hızlandı. İyimserlik başladı. Peki ne oldu?


***

Aslında, AK Parti içinde terörle mücadelenin silahlı boyutunu savunanlar kadar hukuki ve siyasi alanda mesafe alınması gerektiğini söyleyen isimler hep vardı. Terör örgütünün 'final yılı' söylemi, 'alan hakimiyeti' iddiası ister istemez 'mücadeleci' tezlere taraftar kazandırdı. Ne zaman örgütün silahlı kapasitesi ve KCK yapılanması ağır yara aldı, Kuzey Irak ve Kuzey Suriye'de dengeler değişti. İşte o andan itibaren 'müzakereci' yaklaşım yeniden ön plana çıktı.

***

Tabii siyasal takvim de göz önünde tutuldu. 2013 yılının sonbaharına kadar mesafe alınırsa ne ala... 2014'teki yerel seçimler, ardından yapılacak tarihi Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015'teki genel seçim dikkate alındığında 'Ya şimdi adım atılacak ya da 2016'ya kadar beklemek gerekecekti.' Bölgenin sunduğu fırsatların tehdide dönüşmesi, farklı dayatmaların gündeme gelmesi ise cabası idi.
Belki de bu kadar kritik bir husus da 'Riski kimin alacağı?' Türkiye eğer, 2013'ü çatışmasızlık yılı olarak tamamlar, 2014'teki seçimlere terör gölgesinde girmezse, çözümün hayati kararlarını halkın güçlü desteğini alan 'Başkan' verebilir.

***

Dün görüştüğüm sürece katkı sağlayan isimler özellikle şu konulara işaret ettiler:
Önce, özeleştiri... Çok fazla konuşuyor, arada çelişkili mesajlar da veriyoruz.
Süreç şeffaf olmalı ama ayak üstü değerlendirme yapılmamalı.
Bir vatandaşın bile hayatta kalmasını sağlayacaksa İmralı seçeneği mutlaka denenmeliydi. Bu, tarih önünde hepimizin sorumluluğuydu.
Terör sorununun aşılmasında hep 'Öcalan efsanesine' yaslanıldı. Şimdi İmralı'nın da gücü test edilecek.
İmralı'ya giden vekiller mutabakatla belirlendi. Ahmet Türk 'akil adam' olarak belirlendi, Ayla Akat ise Ada'nın itibar edeceğini söylediği isimler arasında seçildi.
Her iki vekilin rollerini nasıl oynayacağına bakılacak. Gelişmelere göre yeni isimler de devreye girebilir.
Çatışmasızlık temin edilir, dağa çıkışlar durdurulur, silah bıraktırma çağrısı yapılırsa, örgütten gelecek karşılığa göre Avrupa ve Kandil ayağı da denkleme dahil edilebilir.
Siyasi partilerin katkısını almak üzere MİT Müsteşarı, liderleri bilgilendirebilir.

Sözün özü...
Teröristle mücadeledeki başarı, terörle mücadeledeki başarıya dönüşmedikçe kalıcı netice alınması mümkün değildir. Bu aşamada silah bıraktırmanın ve affın adı olmakla birlikte formülasyon için henüz erkendir. İçerideki duygusallık yönetilmedikçe, dışarıdaki hainlik bastırılmadıkça iyi niyetli çabanın sabote edilmesi ihtimali her zaman vardır. Önemli olan sağduyunun galip gelmesidir!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.