YAZARA MAİL GÖNDER Güneydoğu'dan son fotoğraf

YAZARLAR

Temel soru şu: "Eşit vatandaşlık temelinde, barış içinde bir arada mı yaşanacak yoksa ülkenin bir bölümünde etnik temelli yönetsel ayrıcalık elde edilerek kalanı üzerinde yeni talepler mi gündeme getirilecek?"
Yürüyen çözüm sürecinin alacağı şekil, yukarıdaki soruya verilecek yanıtla doğrudan ilgili. Halkın önemli bölümü "silahlar sussun, kan dökülmesin" umudu ile sürece destek verirken devletin genel yaklaşımı da Doğu ve Güneydoğu'yu ülkenin her yöresiyle kalkınma temelinde buluşturma üzerine kurulu. 2008 baharında açıklanan GAP Eylem Planı'na gelinceye kadar bölge için geliştirilen plan ve projelerin sayısını -bu alanı izleyen biri olarak- ben bile unuttum. Ama şu kadarını söyleyebilirim, özellikle yatırım perspektifi 2018'e kadar genişletilen, teşviklerle himaye edilen bir bölgeden söz ediyoruz. "Terör gölgesinde, ayrışma senaryosu ile sahne alan güçlere, yer yer yaşanan duygusal kopuşlara rağmen GAP illeri hep kamu vicdanı ve ortak akılla değerlendirildi." Bugün, Güneydoğu'ya yapılan milyarlarca liralık yatırıma, "Kürtler için ne lüzum var?" denmiyorsa bu, ağır bedellere rağmen Türkiye'nin en büyük kazancıdır. "Öldürmeye dayalı kanlı terör mekanizması, karşısında yaşatmaya programlı devlet anlayışını buluyorsa" bu, gelecek garantisidir. Evet sorunlar büyük, acılar taze. Lakin somut gerçekler de ortada.
Kendi vatandaşını dışlayan devlet, sağlık ve eğitimde dönüşüme imza atar mı? Öyle ya GAP illerinde 2008'de yüzde 79 olan hastanede doğum oranı bugün yüzde 96. Anne ölüm oranı yüz binde 38'den yüz binde 18'e, bebek ölüm oranı ise binde 20'den binde 9'a inmiş.
10 yıl önce okul öncesi eğitimde yüzde 3 olan okullaşma oranı bugün yüzde 55. Aynı oran ilköğretimde yüzde 99, orta öğretimde yüzde 60. Bölgede 3 olan üniversite sayısı ise şimdi 9.
2012'de 8.1 milyar dolar ihracata ulaşan, 2 bin 123 ihracatçı firması ile Türkiye toplam ihracatı içindeki payını yüzde 5.3'e yükselten bir GAP fotoğrafı var artık.
Tarıma dayalı sanayi, organik tarım, hayvancılık, kırsal kalkınma, KOBİ destekleri, turizm odaklı markalaşma, yenilenebilir enerji, kadın STK'ların güçlendirilmesi, cazibe merkezleri... Huzur ve güvenlik olsun Türkiye'ye yük olan değil Türkiye'nin yükünü alan bölge tablosu ile karşılaşacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.