YAZARA MAİL GÖNDER 48 madde, Bahçeli ve tavır değişikliği

YAZARLAR

Bir süredir Ankara'da o soruya yanıt aranıyor!
"Ne oldu da yeni anayasanın, üzerinde uzlaşma sağlanan 48 maddesinin TBMM'den geçmesi konusunda muhalefetin tavrı değişti?"
Daha doğrusu, "MHP'deki söylem değişikliğini hangi faktörler tetikledi?"
Hatırlanacağı gibi sivil anayasa yapımında kritik viraj geçtiğimiz hafta dönüldü.
9 Temmuz'da TBMM Başkanı Cemil Çiçek, anayasa masasının kaderini çizmek üzere önce muhalefet partilerinin liderleri ile bir araya geldi. Kırmızı çizgileri sorguladı. Umut verici biçimde CHP, MHP ve BDP masadan kalkmayacaklarını açıkladı.
Çiçek, 10 Temmuz'da Başbakan Tayyip Erdoğan'la görüştüğünde, ezber bozan bir hamle geldi. Erdoğan dedi ki:
"Bu yaz içinde gelin şu anayasa işini halledelim. 48 tane mutabık kalınan madde var. Bunu çıkarın 68'e 78'e. Çıkaramıyorsanız, hemen gelin 48 maddeyi Meclis'ten geçirelim. Ne kadar samimi olduğunuzu veya olduğumuzu orada ispatlayalım."
Başbakan'ın bu çağrısı karşısında CHP daha çok defansif, BDP şartlı duruş sergilerken, MHP'den üç gün içinde üç farklı beyanat geldi.
11 Temmuz'da MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, "Şu aşamada bir şey söylememiz mümkün değil. Konuyla ilgili partimizin organları değerlendirme yapacak" mesajı verdi.
12 Temmuz günü, Meclis Başkanı Çiçek, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun yeni çalışma takvimini ilan etti.
Aynı gün bir basın toplantısı vesilesiyle MHP adına konuşan Grup Başkanvekili Şandır, "Anayasa'da uzlaşılan 48 maddenin kanunlaştırılması için MHP hazırdır" dedi. Hatta bununla da yetinmedi ve şöyle devam etti:
"Kürt sorununu, PKK'nın talepleri doğrultusunda çözmek vaadiyle anayasa çalışmalarını tıkıyorlar! Varılan 48 maddelik uzlaşmayı önemli buluyoruz. Bunun kanunlaştırılması için MHP hazırdır. Bunu çok daha önceden ifade ettik. Aslında bu teklif Bahçeli'ye aittir!"
14 Temmuz Pazar günü bu kez MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, medyanın karşısına çıktı. Bahçeli, ağırlıklı olarak Kürt sorununun çözümüne ilişkin süreci sert bir dille eleştirdi. Söz, yeni anayasaya geldiğinde ise gündeme bomba gibi düşen şu değerlendirmesini paylaştı:
"48 maddenin Meclis Genel Kurulu'na getirilmesi çok erken, çok zamansız ve çok da gereksizdir. Başbakan Erdoğan, öncelikle 48 maddenin hemen Meclis'ten çıkarılmasını istemek yerine, anayasa değişikliğiyle nereye varmak istediğini ve neyi amaçladığını açıklamalıdır!"

***

Aslında gerek Bahçeli'nin gerekse Şandır'ın birbirine zıt gibi görünmekle birlikte kamuoyuna yansıttığı görüşlerinin satır arasında pek çok şey gizliydi. Anlaşılan o ki MHP yöneticilerine birileri son dakika istihbaratı fısıldamış! Sanırım onlara dendi ki:
"AK Parti, 48 madde için yola çıkar, sonra TBMM'de sürpriz yapar. Kritik bir aşamada BDP ile işbirliğine girebilir. MHP'yi açığa düşürebilir. Şu sıra hazırlanmakta olan demokrasi paketinin içeriğini ve niyetleri görmeden topa girmek yanlış olur!"
MHP'nin kuşkucu yaklaşımı, hak ve özgürlükler temelinde mutabakat tesis edilen anayasanın en prestijli bölümünü siyaseten sahiplenmesini neredeyse imkansız kıldı.
Peki, "Anayasa ne âlemde?" diye sorulacak olursa, halen tüm partilerin uzmanları çalışıyor. Komisyon toplantısı 26 Temmuz'a planlanıyor.
Ve iş gelip, AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya'nın bir komisyon toplantısı sırasında kaleme aldığı şu satırlarda düğümleniyor:
"Dikdörtgen bir masa; Sivil anayasa! Çıkıp biri sorsa, Nerde anayasa?"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.