YAZARA MAİL GÖNDER Çevre hareketi mi çevirme hareketi mi?

YAZARLAR

Yine bir iftar davetinden izlenimler aktarmak istiyorum. Bu kez ev sahibimiz Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar. Bayraktar, tipik Karadenizli. Tezcanlı. Özü, sözü bir. Samimi. "Bakan Bayraktar, konu çevre olunca" gündem haliyle "Gezi Parkı"na odaklandı. Erdoğan Bey hem kanaatlerini hem de Kabine'nin iç sesini paylaştı.
Peki, ne dedi?
Aslında ilk bölümü sürpriz değildi.
Gezi olayları için, "Bir çevre hareketi değil, çevirme hareketi idi. Çevrecilik popüler bir konu olduğu için, o kapıdan girme imkânı doğdu. O imkânı iyi kullandılar" dedi.
Ama ikinci bölümdeki değerlendirmeleri, gerek sonbahar gerekse sandık senaryolarını boşa çıkaracak derecede çarpıcı idi. Önce, bir tespitte bulundu:
"Sen, kalkınmakta olan bir ülkede 10 yıldır iktidarda olacaksın. Oylarını gittikçe artıracaksın. Kolay iş değil. Buna saygı duyacaksın. Çünkü bunu millet yapıyor. 'Ama bu adamlar bu kadar uzun iktidarda kaldılar, gitsinler' diyenler de var. Niye gitsin? Bırak çalışıyorlarsa, çalışsınlar. 'Bunlar bizim kafadan değil, yok edelim.' Bu, doğru bir anlayış değil. Siyaseten hepimizin aynı kafadan olmasının imkânı yok. Şart da değil. Millet götürüyorsa, götürsün. Böyle düşünmek lazım!"
Sonra devam etti:
"Madem birbirimize saygılı olacağız. 'Biz iktidara geldik diye her dediğimiz olacak. Azınlığı da biz idare edeceğiz.' Yok böyle bir şey. Azınlığın da söylediklerine bakacağız. Bize oy vermeyenlerin, eleştirenlerin de dediklerine itibar edeceğiz. İyi de bizi iktidara getiren adamlar ne olacak? Diyecek ki 'Size oy verdik, iktidara getirdik. Bizim dediklerimize bakmıyorsun. Jakoben beyefendilerin dediğine bakıyorsunuz.' O zaman onlara ne cevap vereceğiz?"
Ve derken bam teline dokunuverdi:
"Biz mübarek adamız. Biz güzel kafa çekeriz. Bizim dediğimizi yapın! Peki, kafa çekmeyenler ne olacak o zaman? Sizin dediğinize bakalım, onların dediğine de bakalım... Hepimizin birbirimizi sevmesi gerekmiyor. Ancak adaletli olma, birbirimize hoşgörü gösterme mecburiyetimiz var."
Bayraktar, "tencere-tava protestolarına" da ilginç bir yaklaşım getirdi...
"Tencere tava çalanlar konusunda birkaç ikazda bulunduk. Ancak siyasi karar olduğu için, tencere tava gürültüsünden daha çok gürültü çıkarır diye düşündük!"
Başta dedim ya Bayraktar samimi bir siyasetçi diye...
Sonda da o içtenlik kokan, biraz da romantik kaçan temennisini aktarayım:
"Allah rızası için bizi destekleyin. Bizi parlatın ki hizmet yapalım!"

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.