YAZARA MAİL GÖNDER Meclis'in değişen yüzü

YAZARLAR

TBMM Genel Sekreteri İrfan Neziroğlu ile zaman zaman buluşur, sohbet ederiz. Meclis tatilde olduğu için bir süredir konuşamamıştık. Bu kez Bayram'ın ilk günü kapsamlı bir bilgi notu göndermiş. "Cemil Çiçek döneminde TBMM'nin ilkleri" üzerine. Meclis'te son dönemde atılan adımları okudukça bir iki satır yazmadan geçmek istemedim.
Neziroğlu, Meclis'in içinden yetişmiş bir isim. İdealleri, yapmayı düşündükleri ve kuşkusuz zorlukları var. Aslında, başarı tüm mazeretlere rağmen elde ettiğiniz sonuç değil mi? Çoğu kez, "Canım durup dururken başımıza iş çıkarma" diye başlayan dış defansla karşılaşırsınız. Sonra... Mesai arkadaşlarınız, "Ne gereksiz iş" diye bakıp iç defansa geçer. Bu tür katı savunmalara karşın, moralinizi bozmadan yine de hedeflerinize yürümeniz gerekir. Tabii size güvenen ve "yürü" diyenlerin varlığını inkâr edemezsiniz.

***

TBMM deyip geçmemek lazım. "Orta ölçekli ilçe büyüklüğünde." Geleni gideni eksik olmadığı gibi karışanı görüşeni de çok.
"Ülkenin dört bir yanından çare aramak için Meclis'e akın eden vatandaşların beklentilerinin karşılanması, iktidar-muhalefet ayrımı yapılmaksızın milletvekillerinin taleplerine cevap verilmesi, siyasi polemiklerden uzak durulması, güvenliğin hassas sınırlarda temin edilmesi, yasama hizmetlerinin kusursuz işlemesi" hakikaten maharet konusudur. Buna bir de milletvekili danışmanlarının müstakil çalışma tarzını, ziyaretçilerden kaynaklı problemleri eklediğinizde tablonun güçlüğü daha iyi anlaşılır.
Kuşkusuz bir de medya ayağı var. Meslekteki en deneyimli gazetecilerin Parlamento'da görevlendirildiğini düşündüğünüzde büyük resim iyice gözünüzde canlanır.
***

Türkiye'nin demokrasi mabedi olan Büyük Millet Meclisi; "siyasi partilerin atışmaları, vekillerin can sıkıcı kavgaları, maaşları ve restorandaki yemek fiyatları" ile tartışıldığı kadar maalesef kurumsal kapasitesi ile gündeme gelemiyor. Hemen herkes için umut kapısı olan anayasal bir organın aynı anda sert eleştirilerin odağına oturması yaman çelişki teşkil ediyor. Bu dramatik durum esasen Meclis'in "yeterince tanınmamasından, halkla gerçek manada buluşamamasından, yasama fonksiyonunun pek bilinmemesinden, üniversitelerle Meclis'in ortak projeler geliştirmemesinden" kaynaklanıyor.
***

Washington DC'ye her gidişimde Kongre binasında, Smithsonian Institution bünyesindeki müzelerde, ABD'nin en uç köşesinden taşınan öğrencileri görünce gıpta ederdim. Çocuk yaşta Başkent'le, seçimle, Amerikan tarihi ile buluşturulan öğrenciler... Evet, Amerikan toplumu sanıldığından daha içe dönük, neredeyse kapalı bir görünümdedir. Hatta apolitik bile sayılabilir. Siyaset, belli bir azınlığın ilgi alanındadır. Ama yerel düzeyde kendi hayatlarına dokunan gelişmelerle yakından ilgilidirler. DC'de ise kritik kararları ıskalamazlar.
***

Gelelim bize...
Meclis artık cumartesileri halka açık.
Bir rehber eşliğinde 7 ayrı dilde Meclis'i gezmek mümkün.
Meclis'in internet sayfası da 7 dilde izlenebiliyor.
"TBMMResmi" ve "TBMMGenelKurulu" başlıklı sosyal medya hesaplarının takipçi sayısı 234 bin (Bu sayı Twitter kullanıcılarının sayısına eriştiğinde TBMM'ye bakışın değişeceği kesin).
Akıllı telefonlar ve iPad uygulamalarıyla TBMM'nin tüm faaliyetleri anından izlenebiliyor (Buna "TBMMTV" de dahil).
Üniversiteler, TBMM ile işbirliği halinde artık doktora tezleri hazırlatıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.