YAZARA MAİL GÖNDER Travmatik olaylar ve Genelkurmay Başkanı

YAZARLAR

Öylesine zor bir dönemde ve beklenenden erken görev üstlendi ki... O olaylar, ister istemez iletişim dilinde belirleyici oldu.
Temmuz 2011: Dönemin Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları topluca emeklilik dilekçesi verdiler, benzeri bir tavır için kendisini de zorladılar. O, camiadan dışlanma riskine rağmen doğru olanı yaptı. Demokrasiden yana duruş sergiledi.
Aralık 2011: Uludere'de kaçakçılık yapan 34 vatandaş, terörist zannedilerek savaş uçaklarınca vuruldu. Bombardımanın yarattığı siyasi ve askeri sarsıntı hâlâ geçmedi.
Ocak 2012: 26'ncı Genelkurmay Başkanı, "Terör örgütü kurmak ve yönetmekten" tutuklandı. Ağustos 2013'te darbeye teşebbüs suçlamasıyla ömür boyu hapis cezası aldı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içine sindiremeyeceği, "Terör örgütü mensubu Genelkurmay Başkanı" tanımlaması O'nu yeni bir sınava tabi tuttu. Yine doğru olanı yaptı. Basın bildirileriyle ortalığı birbirine katmak yerine meşru platformlarda devletin zirvesine rahatsızlığını iletti. Özellikle bazı asker ailelerinin "bize ihanet etti" suçlamasına karşın O, "demokrasiye ihanet etmedi."
Haziran 2012: Keşif uçuşundaki Türk F4 uçağının Suriye tarafından düşürüldüğü duyuruldu. Karargâhın tutarsız açıklamalarıyla kafalar karıştı. Hatta nokta operasyonun eşiğinden dönüldü.
Ağustos 2012: Terör örgütü PKK, Şemdinli kırsalında 400 kilometrekare alanı kontrol ettiğini duyurdu. Terör unsurları, askeri tarihte örneğine pek rastlanmayacak şekilde bizzat Genelkurmay Başkanı'nın yönettiği operasyonla temizlendi.
Eylül 2012: Afyon'da mühimmat deposu infilak etti, 25 asker şehit düştü. Afyon Valisi'nin, olay yerini incelemeye gelen Genelkurmay Başkanı'na hediye takdimindeki basiretsizliği, patlamanın bile önüne geçti.
Ocak 2013: Terörle mücadelede yeni bir aşamaya geçildi. Başbakan, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, İmralı ile görüştüğünü söyledi.
Mart 2013: İmralı, silahlı siyaset döneminin sonuna gelindiğini ilan etti.
Temmuz 2013: Darbelere dayanak teşkil ettiği öne sürülen İç Hizmet Kanunu'nun 35'inci Maddesi değişti.
30 Ağustos 2013: Cumhurbaşkanı, "başkomutan" sıfatı ile Silahlı Kuvvetler Günü'ne ilk kez Çankaya Köşkü'nde ev sahipliği yaptı.

***

İki yılın özet öyküsü böyle olduğu için geçtiğimiz hafta Çankaya'da travmatik Genelkurmay Başkanı portresi bizi karşıladı. Mesafeli duran, savunma hattı kuran, fırsatını bulunca karşı atağa geçen Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel vardı karşımızda. Tedirgindi biraz. 30 Ağustos'u sorduğumda, "İşte milletle bir arada kutlanıyor" derken dahi öteki mahalle baskısının izlerini taşıyordu.
Örgütün çekilmesinin hangi aşamada olduğunu öğrenmek istediğimizde, "Silahlı Kuvvetler istihbarat örgütü değil" derken bile taraf olduğu hassas gündemi bizimle paylaşmaktan kaçınıyordu. Suriye konusunu açtığımızda, "Zaten nerede ne var manşetlerde" dediğinde ise medyaya eleştirel kategorik bakışını yansıtıyordu...
***

Rahat olun Paşam. Kritik anlardaki duruşunuzla zaten tarihe mal oldunuz. Bu artık "Ne İsa'ya ne de Musa'ya meselesi olmaktan da çıktı!" Sizi yargılamıyor, açığınızı aramak için fırsat kollamıyoruz. Sizi, Genelkurmay Başkanı olarak anayasal çizgideki esas duruşunuzla ve milli güvenliğin gereklerini yerine getirme performansınızla değerlendirmeye devam ediyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.