YAZARA MAİL GÖNDER "Fetret Devri" senaryosu

YAZARLAR

Önceki gün büyük bir fon yöneticisi New York'tan ayağının tozuyla bana uğradı. Ve herkesin dilindeki o soruyu sordu: "Sahi ne oluyor?"
Ben, tahmin ve tespitlerimi sıralamadan önce, ABD'deki "Türkiye ekonomisi algısını" konuştuk.
17 Aralık "siyasal mühendislik operasyonunun" olumsuz etkilerinin yanı sıra, 2014'te risk katsayısını zaten artırması beklenen faktörleri şöyle sıraladı:
Büyüme: Yukarı yönlü olmayacak.
Faiz: Genelde artış eğiliminde kalacak.
Kârlar: Giderek düşecek.
Enflasyon: Aşağı yönlü seyretmeyecek.
Sıcak Para: İlave fon gelmeyecek.
Doğrudan Yatırım: Beklemeye geçecek.
Cari Açık: Finansmanı zorlaşacak.
ABD: Varlık alım programını azaltacak.

***

Ekonominin dönemsel riskleri hep vardır. Esas olan bu risklerin hangi ortamda yönetilebilir olduğudur.
Bu noktada da iki faktör ön plana çıkar:
1- Siyasi istikrar ve gelecek beklentisi.
2- Hukuk güvenliği ve öngörülebilirlik.
Türkiye'yi, güvenli liman haline getiren bu iki yapısal unsurun, iki haftadır ağır taarruz altında bırakılması size de tuhaf gelmiyor mu?
Yürütülen "itibar operasyonunun" siyasi istikrarı zedeleyeceği, Türkiye'yi hukuk teminatı olmayan bir ülke konumuna indireceği apaçık görülmüyor mu?
***

Evet, elmalarla armutları aynı sepete toplamamak lazım.
Yani...
Hata yapan, hataya bulaşan her kimse, ana yürüyüşü bozmasına izin vermeden, ayıklanmamalı.
Ama ya sonrası?
Tüm siyasi ve bürokratik sistemin hatta iş ve finans dünyasının "olağan şüpheli hale getirilmesine" ve "anayasal kurumların çatışmasına" kayıtsız mı kalacağız?
***

Öyle komplo teorilerine falan girmeye gerek yok. Aleni gerçekler olup biteni anlamamıza yetiyor!
Siyaseti yeniden dizayn etmeye çalışan odakların, "ekonomik belirsizlik senaryosuna" da oynadığı görülüyor. Kısa vadeli sermaye hareketlerini durdur, cari açığın finanse edilmesine ilişkin kaygı yarat, uluslar arası doğrudan yatırımları askıya aldır, tüketimi kıstır, büyümeyi yavaşlat... Ve "diz çöktür!" Çok açık söyleyeyim... Canlı tanık olduğumuz süreç ya Türkiye'yi kendi özgün tercihleri doğrultusunda 2023'e taşıyacak ya da Türkiye 2023'e kadar "fetret devri" yaşayacak.
Bu öyle pis bir oyun ki...
Kazanan siyaset ve demokrasi olmazsa, yakın zamanda kim iktidara uzanırsa uzansın Türkiye'yi yönetemeyecektir. Sade vatandaş, Ankara- İstanbul, Ankara- Washington, Ankara-
Tel Aviv, Ankara- Tahran ekseninle hesaplaşmaya bu gözle baktığı için meydanları doldurmaya devam etmektedir!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.