YAZARA MAİL GÖNDER Puslu havada yeni siyaset arayanlar!

YAZARLAR

Bir tuhaf "puslu hava." Ve... Sis tabakasına gizlenen "eşkallerin yeni siyaset arayışı!"
Ankara, oldukça gizli, neredeyse fısıltı düzeyinde konuşmalara, ilginç temaslara sahne oluyor. Hem 30 Mart öncesine ilişkin yorumlar hem de 31 Mart sabahına ilişkin hesaplar söz konusu...
Ama mühim olan yanı, eskiyeni vekilleri, muhalif odakları hareketlendirme, ortak paydada buluşturma girişimi. Yani... "Siyasetin yeniden inşa edileceği" tezine taraftar bulma çabası!

***

Kulis bilgileri, AK Parti'nin kurumsal yapısını imhaya yönelik hazırlıklardan ziyade "Erdoğansız parti" hedefinin öncelikli olduğuna işaret ediyor. "Bu mümkün mü?" diye sorarsanız, "Değil" derim. Daha dün, üçüncü dönemini dolduran partinin ağır ağabeylerinden biri, "Kim ne söylerse söylesin halkın gözünde Erdoğan'ın partisi diye oy aldık. O marka ile bu parti arasındaki bağ koparılamaz!" diyordu.
Lakin yine de "AK Parti'yi Erdoğansız dönüştürme" diye nitelenen bir sürecin altyapısı kurgulanıyor sanki. "Artık Erdoğan'la da olmuyor" algısı yaratılarak, AK Parti'nin iç dinamiklerini tetikleyecek her türlü kirli enstrüman yedekte tutuluyor gibi!
***

Şurası bir gerçek, Türkiye son 12 yılda büyük değişimlere sahne oldu. Refah düzeyi arttı, demokratik hak arama kültürü yerleşti, sosyal medya kendi bağımsız düzenini kurdu. Milli iradenin sözde hissedarları, anayasal sınırlara çekildi. Tabii bu arada 2002'de ilkokula başlayan çocuklar bugün oy kullanma yetkinliğine erişti. Yepyeni bir kuşak doğdu. Buna karşın, siyaset kurumu ülkenin ulaştığı düzeyle uyumlu gelişim gösteremedi. Darbe teşebbüsleri ile boğuşurken, milletin alanını koruma mücadelesi verirken, evin içini yeterince derleyip toparlayamadı. Daha katılımcı, finansmanı daha şeffaf, uygulamada daha hesap verebilir siyasi sistem inşa edilemedi!
***

Şimdi gün hem devletteki hastalıkları tedavi etme hem de dünün yanlışlarıyla yüzleşme günü!
Peki, ne oluyor? Yerel seçimlerin gölgesinde Köşk, Köşk'ün gölgesinde AK Parti planları kuruluyor!
Varsa "Çankaya!" yoksa "Cumhurbaşkanlığı!" Halkın seçeceği Cumhurbaşkanı'na "saygı göstermek" yerine "tahammül bile gösteremeyeceği" anlaşılan merkezler teyakkuzda... CHP işin içinde, MHP ve BDP kenarında, büyük sermaye ve devlette örgütlü dini grup tam göbeğinde, ABDİngiltere- İsrail- AB hem içinde hem de dışında!
Erdoğan olmasa rahatlayacaklar! Olursa boş durmayacaklar. Türkiye'yi "huzursuz" kılacaklar.
İşte bu yüzden... Oyunu bozma görevi millete düşüyor. "Bu millet hesap sormayı da bilir, hesap kesmeyi de!"

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.