YAZARA MAİL GÖNDER 200 TL'ye bilgi satışı ve patronların sessizliği

YAZARLAR

Kısa süre önce Ankara'da dar kapsamlı bir toplantı yapıldı.
Konu "Bilgi güvenliği" idi.
Yani... Telefon kayıtlarından banka hesaplarına, sağlık bilgilerinden mali verilere kadar geniş yelpaze ne ölçüde güvenli?
Veya... Kamu kuruluşları ellerindeki bilgi ve belgelerin kötü niyetli çevrelere geçip geçmediğinden emin mi?
Hemen belirteyim. Bu sorulara, kimse gönül huzuru ile cevap veremedi.

***

Bilmem sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Bunca illegal kayıt sosyal medya üzerinden servis ediliyor. Kimsede tık yok. Türk özel sektörünün yasal en büyük temsilcisi sessiz. Sendikalar sessiz. Büyük işadamları sessiz. Bankacılar sessiz.
Acaba neden?
Aslında nedeni belli.
İş dünyası da sivil toplum kuruluşları da rahat değil. Yasa dışı şekilde dinlendiklerini, mahrem alanlarına girildiğini düşünüyorlar. Kimisi kendince önlemini aldığını söylüyor. Ama hemen hepsi, "Acaba hangi açığı verdim? Ellerinde ne var?" diye endişe ediyor. Ortak tavır sergileme basireti gösteremiyor. İyi de böyle bir devlet, böyle bir piyasa ekonomisi olabilir mi?
***

Peki, Ankara'daki o özel toplantıda yapılan değerlendirmede ne denildi?
"Bir GSM şirketinde 6 ayda işe girip çıkan adamdan endişe edin. BDDK'da, MASAK'ta verileri kontrol eden memura ya da MOBESE kameralarını yöneten emniyet görevlisine bakın. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na dışarıdan hizmet sağlayan firmanın elemanlarını mercek altına alın!"
Garip ama gerçek!
Lâkin değerlendirme bununla da sınırlı değildi.
Türkiye'nin gözbebeği bir sektörü töhmet altında bırakmayı istemem. Ancak cep telefonu şirketlerinden birkaç yüz TL ödenerek hedef kişilerin telefon trafik bilgilerinin edinilebildiği de o toplantıda anlatıldı.
***

Şimdi karanlık bir oyuna tanık oluyoruz. Geniş bir kitle sanki uyuşturucu bağımlısı gibi her akşam internet başına kilitleniyor. İllegal bir ses kaydını dinleme şehvetine kapılıyor. Oysa bilmiyor ki sıra ona da geliyor. Yayınlanan her bant sonrasında adım adım onun mahrem alanına yaklaşılıyor. Buna rağmen utanmadan sıkılmadan elâlemin özel konuşmaları üzerine ahkâm kesiyor. Yasal dayanağı bulunmayan, "yok hükmünde" olması gereken konuşma içerikleri üzerinden itibar cellatlığı yapıyor!
***

Ve koskoca aydın topluluk, güya siyaset uğruna, ihtirasları uğruna, ideolojik takıntıları uğruna adeta maç seyrediyor:
"Başbakan'la-Paralel Devlet" arasındaki mücadeleyi tribünden izlemekle yetiniyor.
Çünkü...
Ucu kendisine dokununcaya kadar konforunu bozmak istemiyor.
Çünkü...
Korkuyor!
Çünkü...
Riyakârlığını gizleyemiyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.