Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Geçen hafta New York'ta idim. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı'nın ev sahipliğindeki bir dizi toplantı vesilesiyle, "Amerika'dan Türkiye nasıl görünüyor?" diye bakma fırsatı buldum.
İzlenimlerimin
"ekonomik ve stratejik" yönlerini kısaca paylaşmak isterim.
ABDTürkiye ilişkileri sanki yeniden formatlanıyor. Buna bir bakıma "Yeni Türkiye Yaklaşımı" da denilebilir. Bu, Başkan Obama'nın ortaya attığı "model ortaklık" kadar güçlü bir yaklaşım değil. Zaten Wall Street, Obama için kararını vermiş; "İyi bir diplomat, kötü bir yönetici." Yani Obama, daha ikinci başkanlık döneminin başında "topal ördek" gibi. Belki de bu nedenle Obama ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasındaki özellikli ilişkinin giderek izole edileceği varsayılıyor. Bu şartlar altında, Amerikan medyası ile yönetime etki eden sivri uçlarda Ankara'yı "baskı altında tutmaya" dönük beyan ve girişimler sürpriz sayılmamalı. Bir başka anlatımla, "hukuk düzeni, basın, özgürlükler" vb. alanlarda Türkiye'yi eleştiri tahtasında tutan ama aynı zamanda proje bazlı işbirliklerine açık "inişli- çıkışlı" bir süreç bizi bekliyor.
ABD finans çevrelerinde "Cumhurbaşkanlığı seçimi" sanıldığı düzeyde merak edilmiyor. Zira seçenekler ikiye indirilmiş durumda. Güçlü ihtimal Erdoğan'ın, halk tarafından seçilen ilk Cumhurbaşkanı olması, sistem üzerinde belirleyici aktör kimliğini koruması. Bir diğer ihtimal ise Abdullah Gül'ün Köşk'te 5 yıl daha kalması. 2019'da hem genel seçim hem de Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacağından, anayasal mimarinin yeniden tasarlanması. Her iki seçenek de ABD için öngörülebilir bulunmakta.
Türkiye-İsrail ilişkilerinde "normalleşme beklentisi" hâkim. Burada, "İsrail'den özür diplomasisi" geliştiren Obama'nın prestiji de söz konusu, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz rezervlerinin Avrupa pazarına ulaştırılması da. Ukrayna krizi, Rusya'nın enerjiyi siyasi koz olarak kullanması, Batı için alternatif kaynak ve güzergâhları daha da önemli hale getirmiş.
Pentagon'la iş yapan Amerikalı profesyonellere göre, Suriye'deki iç savaş 14-18 ay içinde neticelenecek. Esad'ın hava gücü kırılacak. Suriye'nin yeniden inşasında kilit ülke Türkiye olacak. Bu senaryoya yatırım yapanlar, bugünden ucuz fiyatlarla Türkiye'de pozisyon almaya, kritik sektörlerde ortaklık kurmaya başlamışlar bile.
ABD piyasası hâlâ içe dönük karakterde. Ancak dış fırsat arayışlarında Türkiye her şeye rağmen gözde ülkeler arasında. Uluslararası borsa ve hazine kâğıdı yatırımcısı, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ı "kazançların teminatı" olarak sunmaya devam ediyor. Babacan, eski ağırlığında görülmese de "gösterge" kabul ediliyor.
Sonuç olarak... Doğu Ukrayna, Kuzey Afrika, Suriye ve Güney Kafkaslar'da yeni bir dünya kuruluyor, güç dengesi yeniden tanımlanıyor, bölgesel paylaşımlar tamamlanıyor. Ve tüm denklemlerde yollar hep Türkiye'ye çıkıyor. "İstikrarlı ama kontrol altında tutulan bir Türkiye arzulanıyor!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER