YAZARA MAİL GÖNDER Şu "ters köşe" meselesi

YAZARLAR

Bu kadar yakından tanınmasına rağmen kritik karar aşamalarında AK Parti'nin nasıl tutum takınacağı konusunda şaşkınlık duyulması inanılır gibi değil. Tabii, herkes sonucu merak ettiği için aradaki süreçleri belki yeterince önemsemiyor. Oysa AK Parti deneyimi, yapısal değişimlere yol açan tercihlerin, ciddi bir süreç yönetiminin ürünü olduğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve aday belirleme yöntemi de bu ana çalışma stratejisinin istisnası değil. Eldeki veriler, Çankaya için iki güçlü adaya işaret ediyor. Başbakan Tayyip Erdoğan veya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Denilebilir ki "Hepsi bu iki isimden ibaret bir seçim mi?" Tabii ki hayır. Başka adaylar da çıkacaktır. Zaten demokratik yarış da bunu gerektirir. Lâkin iktidar partisi dışındaki aday profilleri, tabandaki dinamiklerin yansıması olmaktan ziyade, siyasal mühendislikle tarif edilmiş prototiplerden öteye gidemiyor. İşte bu nedenle AK Parti'nin önereceği ismin Köşk'e daha yakın olduğu konuşuluyor.

***

Peki, "Ters köşe meselesi nereden çıkıyor?" Veya Başbakan, "ters köşe" ile neye işaret ediyor?
AK Parti'de haftalardır süren ancak son iki üç gün içinde giderek yoğunlaşan iştişareler, "ters köşe" ihtimalinin hangi nedenlere dayandığı konusunda bizlere bir hayli ipucu veriyor:
1- Başbakan'ın tartışmasız önceliği, "paralel yapı" olarak nitelendirdiği odaklarla etkili mücadele. Yani, Köşk'e çıkıp çıkmamaktan ziyade bu mücadelenin nasıl kesintisiz ve etkili devam edeceği asli konu!
2- Köşk'teki Erdoğan'ın, Hükümet'e başkanlık yapma kararlılığı ile bu tarzın devlet yönetimindeki pratik karşılığının bugünden bir dizi simülasyona tabi tutulduğu da aşikâr.
3- Mevcut anayasa gereği partisiyle bağını resmen kesmesi gereken Cumhurbaşkanı'nın bu köklü ilişkiyi fiilen koruma arzusu da belirleyici bir başka gösterge.
4- Şayet Erdoğan Başbakanlık'ta kalmayı kararlaştırırsa, devlet içindeki yapılanmaların tasfiyesi konusunda yeni Cumhurbaşkanı'nın ne kadar istekli ve samimi davranacağı da hayati önemde. 5- Ve kuşkusuz üç dönem kriteri ve seçim sistemi de masada. 2002'den bu yana AK Parti binden fazla milletvekili seçtirmiş, üç dönem barajında ise kala kala yetmiş civarında milletvekili kalmış. Yani üç dönem şartı bir şekilde işletilmiş. Bundan sonra tüzükte kalması da muhtemel.
***

Bu bilgiler ışığında, iş gelip 2019 senaryosuna kilitleniyor. 2019'da hem cumhurbaşkanlığı hem milletvekili hem de belediye başkanlığı seçimleri birlikte yapılacak. Bu takvim, AK Parti'ye, Haziran 2015'te yeni anayasa yapımını kolaylaştıracak ya da anayasayı referanduma sunacak milletvekili çoğunluğuna ulaşma hedefi veriyor.
Böylece... İlk seçenekte, Erdoğan Köşk'e çıkar, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı olarak 2015'e kadar geçecek süreyi "yarı başkanlık pilot projesi" gibi değerlendirebilir.
İkinci seçenekte ise Erdoğan için istisnai hüküm düzenlenir. Başbakan, 2015-2019 döneminde devletin yeniden inşasına ve alternatif odakların ayıklanmasına yoğunlaşıp, anayasayı değiştirecek sayısal üstünlükle 2023'e doğru yürüyüşünü Köşk'te sürdürür.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.