YAZARA MAİL GÖNDER Sol siyaset, İhsanoğlu ve hesaplar...

YAZARLAR

Özgürlükçü, kapsayıcı ve farklılıklarla birlikte hareket eden bir tavrın egemen kılınamaması, CHP'yi iktidara alternatif olmaktan alıkoymuştur. İdeolojisi, dayandığı toplumsal ve siyasal taban ile dünyadaki gelişme dinamikleri, CHP'nin iktidar olma(ma)sında belirleyicidir.
Mesele, kurucu ve siyasal bir değeri sahiplenmek değil, onu yeni içeriklerle, siyasetlerle zenginleştirmektir. Türkiye solu kendi toplumunun önüne yeni bir dünya hayali koyamamıştır.
Merkez sağ siyasetçiler ve söylemlerin, CHP'ye oy getirmesi tamamen konjonktüreldir. Siyaset, değiştirmeyi, dönüştürmeyi kendi iddia, hedef ve tahayyülüne kitleleri ikna etmeyi içerir.
Sol yelpazede yer alan hiçbir parti, 60 yıllık sağ iktidarın nedenlerini, politikalarını, icraatlarını ve çizdiği ülke tablosunun envanterini çıkaracak, bunu cesaretle halka anlatacak beceri ve performans ortaya koyamamıştır.
Sosyalist partilerden sosyal demokrat partilere kadar sol yelpazede yer alanlar için en büyük hedef parti içi iktidardır.
Türkiye'de sağ; ekonomik ve politik alanda değişimci, üst yapısal olarak muhafazakâr iken, sol; ekonomik ve politik alanda muhafazakâr (ve bir yönüyle katı devletçi) üst yapısal olarak değişimcidir.

***
Bu çarpıcı tespitleri "CHP ve AKP Ekseninde Türkiye'nin Siyaseti" başlıklı kitaptan alıntıladım. Yazarı Ali Haydar Fırat, akademik çalışmaları ile temayüz eden, CHP'nin siyaset koridorlarından genç bir isim. Kitap, sağ siyaset ve AK Parti'ye yönelik sübjektif eleştiriler de içeriyor, Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili temennilere de yer veriyor. O noktalar, yazarın kişisel tercihlerini yansıtıyor.
Sol siyaset ve CHP'ye yönelik bilimsel analizleri dikkat çekici. Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde CHP'li siyasetçilerin özellikle okuması gerekiyor.
***

İslam İşbirliği Teşkilatı eski Genel Sekreteri Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, "çatı aday" olarak Çankaya yolculuğuna çıkarıldığı bugünlerde, yukarıdaki siyasal sorgulama ışığında, gazeteci gözüyle ve arka plan bilgileriyle şu değerlendirmeleri yapabiliriz:
1- İhsanoğlu ismi, her ne kadar CHP tarafından kamuoyuna açıklanmış olsa da MHP mutfağında pişirildiği, Kılıçdaroğlu'na pazarlandığı, CHP kurmayları için yakından tanıma ve etkili ikna olma süreçlerinin işletildiğini göz ardı edemeyiz.
2- Yozgat çıkışlı olsa da kariyeri ve ilişkileri itibariyle İhsanoğlu, "Mısır-Suudi Arabistan-ABD" ekseninde ayrıca ele alınması gereken bir adaydır.
Bilhassa ABD'nin, bölgeye bakışı ve yeni dinamikleri açısından mesaj niteliği de düşündürücüdür.
3- Kılıçdaroğlu için Köşk seçimi kaybedilmiş olmayacak ve aynı zamanda CHP içinde yeni bir lider arayışı da yaşanmadan 2015 seçimlerine "büyük uzlaşma" iddiasıyla yumuşak geçiş yapılacaktır.
4- MHP lideri Devlet Bahçeli ise "Erdoğan Çankaya'ya çıkarsa, Kürtlere idari ve mali yönetsel esneklik verecek. Ne pahasına olursu olsun buna dur demek lazım" teziyle hareket ettiğinden "zoraki adaya" dört elle sarılarak, tabanını konsolide edecek.
Sonuçta...
Seçmen, eski Türkiye'nin son Cumhurbaşkanı ile yeni Türkiye'nin ilk Cumhurbaşkanı arasında tercihte bulunacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.