YAZARA MAİL GÖNDER Rekabet sınavı... TV'ler... Şeffaflık...

YAZARLAR

Rekabet Kurulu, kuruluşundan bu yana karşılaştığı en ilginç dosyalardan birini masaya yatırmaya hazırlanıyor. Başvuruyu yapan "Televizyon Yayıncıları Derneği." Rekabet ihlali iddiasıyla incelenmesi istenen ise bir "Medya Denetçiliği Şirketi."
Medya denetçiliği, gelişmiş ülkelerde kökü eskilere uzanan, bizde yeni gelişen sektör. Her yeni fırsat alanında görüldüğü gibi "kuralların tam oturmadığı, veri toplama ve işleme esaslarının tartışmaya açık olduğu, hatta denetimden uzak bir yapı" söz konusu.
İşin esası, "reklam verenlerin medya planlaması" üzerine kurulu. Yani... Reklam veren şirketler için "tercih edilecek kanal, zaman dilimi ve fiyat" noktasında bir tür akıl hocalığı yapıldığından bahsedilebilir. Türkiye'de halen, reklam veren grupları yönlendirdiği bilinen 4 şirket söz konusu. Ama detayına bakıldığında bu piyasada "hâkim durumdan" söz etmek mümkün. Nedenine gelince... Medya denetçiliği hizmeti satın alan reklam verenlerin yüzde 95'i bir şirketle, yüzde 5'i diğer 3 şirketle çalışıyor. İlana çıkmadan önce, dışarıdan üretilen veriye göre hareket eden reklam verenlerin TV reklam piyasasındaki payı yüzde 25'i aşıyor. Bir başka ifade ile medya denetçiliği faaliyeti yürüten bir firma, TV reklam pazarının dörtte birini yönlendirebiliyor. Hemen belirtelim, Rekabet Kanunu'na göre, piyasada hâkim durumda olmak ihlal anlamına gelmiyor. Önemli olan hâkim durumun kötüye kullanılıp kullanılmadığı...

***

Peki, "Rekabet Kurulu'nun inceleyeceği başvurunun içeriği ne?"
Burada, örnek olarak gündeme getirilen şirket, "Yurddaş Partners" isimli bir medya denetçisi. Bu şirketin kendince oluşturduğu "Medya Barometresi" ve "Medya Enflasyon Endeksi" de mevcut.
TV Yayıncıları Derneği, "denetçi sistemin şeffaf işlemediği, mahrem fiyat bilgilerinin rekabeti kısıtlayıcı şekilde paylaşıldığı, alım karteli kurduğu" iddiasında. İddialarda özetle deniliyor ki...
Medya denetçiliği hizmeti satın alan reklam verenler, reklam yerleri için televizyonlara ödedikleri fiyatlar konusunda alım karteli oluşturuyor.
Medya denetçisi firma müşterilerinden edindiği fiyat verilerini kullanıyor. Sektörde yer alan rakip teşebbüslerin fiyat bilgilerine ulaşılabilmesi ile rekabet sınırlanıyor.
Denetçi şirket, reklam verenlere, "Reklamı pahalı veriyorsunuz" gerekçesine dayanak teşkil edecek şekilde veri sunuyor, medya enflasyon endeksi adı altında geliştirdiği modelle reklam fiyatı dayatacak şekilde reklam vereni manipüle edebiliyor, piyasanın gelişmesini engelliyor.
İddialar, tespitler, itirazlar ve kaygılar bunlar... Sonrası, Rekabet Kurulu'nun işi. Kuşkusuz, denetçi de karşı tezlerini ileri sürecektir. Kurul ise medya denetçiliği alanında hâkim durumun varlığını, kötüye kullanılıp kullanılmadığını, reklam piyasasının tek yönlü verilerle yönlendirilip rekabet ihlaline yol açılıp açılmadığını, reklam piyasasının etkin ve verimli işlemesinin önüne geçilip geçilmediğini belirleme yükümlülüğü ile karşı karşıya. Bu konu incelenirse, "görsel medya -reklam veren" ilişkilerinde yeni bir dönemin başlayacağına, "medya denetçiliği" sektörünün daha şeffaf ve görünür hale geleceğine kuşku yok!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.