YAZARA MAİL GÖNDER Zeybekci'den faiz, Bozkır'dan AB analizi...

YAZARLAR

Düşünce platformu "Fikir Sofrası"nın hafta sonu Viyana'da düzenlediği toplantı hem dış dinamikleri okumak hem de iç dinamikleri güncellemek bakımından eşsiz fırsatlar sundu. Ağırlıklı bölümü İstanbul iş dünyasından tanınmış isimler, bankacılar, akademisyenler ve gazetecilerden oluşan topluluğa, AK Parti de grup başkanvekili ve milletvekili düzeyinde katılım sağladı. İki ayrı oturumdan oluşan Fikir Sofrası'nın ilk konuğu Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci idi.
İkinci gün, AB Bakanı Volkan Bozkır'ın etkileyici sunumu vardı. Bu seçkin simaları, işadamı Ahmet Arslan'ın kişisel becerisi ve insani ilişkileri bir araya getirmeyi başardı. Tabii Fikir Sofrası'nın, mütevazı girişimin ötesinde daha kurumsal hale gelmesi, bağımsız iletişim zemini olma iddiası için yeni çabalar da sergilenmesi gerekiyor.

***

Sofra'dan izlenimlere gelince...
Birinci bölümü, Ekonomi Bakanı Zeybekci'nin yorum ve değerlendirmelerine ayırmak isterim. Zeybekci'nin serbest nazımda yaptığı, yer yer bütünlükten kopuk konuşmasında iki ana eksen ön planda idi:
1- AB ile ABD arasında devam eden Transatlantik Ticaret İşbirliği kapsamında Türkiye'nin yeri ve Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin geleceği. Anlaşılan o ki Türkiye, AB-ABD ticari ortaklığının parçası olmazsa Gümrük Birliği'nin askıya alınması söz konusu. Şartlara göre, Gümrük Birliği'nin tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarına da yayılması mümkün.
2- Merkez Bankası ve faiz politikası... Zeybekci, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ve uygulamaları için "Hem severim hem de döverim" tarzı ifadeleri tercih etti. Dikkati çekici yaklaşımı ise Merkez Bankası Kanunu'nda değişiklik yapılması, politika araçlarının ihracat, büyüme ve istihdama duyarlı şekilde yeniden kurgulanması tezinde gizli idi. Zeybekci de önceki bakanlar gibi aynı binada altlı üstlü oturduğu, kabine arkadaşı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'dan hayli farklı noktada. Yüksek faizin hem neden hem de sonuç olduğunu savunan Zeybekci, piyasalarda yüksek karşılık bulurken, Hazine Bakanı konumundaki Babacan'da aynı karşılığı bulamaz görüntü verdi. Özetle... Faiz tartışması daha çok su kaldıracak ve yasal çözüm bulunmadıkça piyasalara farklı sinyaller verilmeye devam edilecek.
***

İkinci bölüm, AB Bakanı Bozkır'ın, AB'de Türkiye'ye mesafeli duruşu ile keskinleşen Avusturyalıların ezberini bozan analizlerine sahne oldu.
Bozkır, "Farklılaştırılmış Entegrasyon" modeline kökten karşı çıktı ve Türkiye'nin AB'deki yerini, "çekirdekte oluruz" sözleri ile sabitledi.
Türkiye'nin, tüm fasılları açıp kapatabilecek olgunlukta olduğunu hatırlattı. "AB Hıristiyan kulübü olamaz, renklenmek zorunda" dedi.
İşte bu noktada Avusturya Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı ve Bağımsız Türkiye Komisyonu Üyesi Albert Rohan'ın tespitleri sarsıcı idi.
Rohan, Ortadoğu'daki kaosu, Ukrayna'daki krizi, göçmen sorununu, enerji güvenliği ihtiyacını sıralayarak, "Avrupa'nın çıkarı tarihin hiçbir döneminde Türkiye'ye bu kadar bağlı olmamıştı. Ama Avrupa paradoksal olarak Türkiye'den uzaklaşıyor. Bu yanlış" dedi. "Yargı ve Temel Haklar, Adalet- Özgürlük- Güvenlik, Dış Güvenlik ve Savunma, Enerji" fasıllarının derhal açılmasını önerdi. Ve son sözü de söylemiş oldu.
İçeride hangi tartışmalar yürütülürse yürütülsün, dışarıda hangi blokaj konulursa konulsun AB'nin kaderi Türkiye ile, Türkiye'nin kaderi AB ile iç içe geçmiş durumda. Vizyoner körlük, miyop liderlik bile bu gerçeği değiştiremez.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.