YAZARA MAİL GÖNDER Faiz lobisi ve yeni dengeler...

YAZARLAR

Merkez Bankası, yine kritik faiz kararının eşiğinde. Ocak 2014'teki 5.5 puanlık faiz şokundan bu yana Banka'nın kararları ciddi eleştiri altında.
1 yıl önce bugünlerdeki plan, "şok faiz artışı" ile üretim ve tüketimi baskılamak, faizleri ise kademeli indirmek üzerine kurulu idi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Dış riskler, ekonomik ve politik saikler, fiyatlamaya etki eden unsurlarda olumlu gelişmeleri zayıflatan faktörler vs derken, Merkez Bankası başlangıçtaki planını tam anlamıyla sahaya yansıtamadı.
Yüksek faiz silahı çekilerek; kurları frenleme, iç talebi kontrol altında tutma, enflasyonun görünümünü aşağı yönlü seyre çevirme politikası uygulandı.
Ekonomideki diğer göstergeler ikinci plana itildi. Büyüme, istihdam, ihracat duyarlı reçeteler para programında yer almadı. Sadece, "enflasyon düşerse beklentiler iyileşir, yatırımlar, istihdam artar, büyüme de sağlanır" genel kabulü ile hareket edildi. Bu ezber, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sorgulamasına kadar böyle sürdü. Erdoğan, sanıldığı kadar Merkez Bankası'nı değil aslında arkasına saklanan odakları hedef alıyordu. Nitekim en çok itiraz da o çevrelerden geldi. Bir başka ifade ile Merkez Bankası, Cumhurbaşkanı'nın sert ve net beyanlarından ziyade, piyasanın aşırı tepkiselliğine teslim olarak "müdahaleye açık" görüntü verdi.
Beştepe'nin tarzı, Merkez Bankası'nı ve tüm aktörleri ile piyasaları düşünmeye, yeni davranış kodları geliştirmeye teşvik etmekten ibaretti. Piyasalar ise Merkez Bankası'nı, sadece parasal önceliklere sabitleyen, getirilerini garanti eden konumda durmaya zorladı. İç ve dış medya operasyonları, kurda gözlenen spekülatif ataklar ve piyasa kurtları, Banka'nın hareket alanını hayli daralttı. Görünür gelecekte oyun stilinde değişiklik beklemek iyimserlik olur. Lakin 7 Haziran seçimleri sonrası piyasa oyuncularının Ankara'yı daha fazla ziyaret edeceklerini, yeni dönemin kodlarına göre pozisyon almaya çalışacaklarını bugünden söylemek yanlış olmaz. Faiz ile reel sektör arasında yeni denge kurulmadan mesafe alınamayacağı çok açık değil mi?

***

MERKEZ BANKASI DEMİŞKEN...
Geçtiğimiz hafta üç önemli isimden, çarpıcı beyanlar dinledik.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: Öteden beri Merkez Bankası'nın arkasında olmakla birlikte, genelde kamuoyu önünde güçlü şekilde sahip çıkmaktan kaçındı. Son yorumlarını, dışarıdan bakan olma beklentisinden ziyade, G20 Merkez Bankası Başkanları Zirvesi nedeni ile zevahiri kurtarma hamlesi olarak okumak mümkün.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: Siyaset öncesi dönemde uluslararası şirketlerde çalışmış isim olarak, ilkesel davranma kaygısının yanı sıra iç ve dış sinyalleri aynı anda gözetmeye, AK Parti'deki yeni yapılanmaya uyum sağlamaya çabaladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay: İhtiyatlı konuşma üslubuna karşın, Beştepe'den uzaklaşan, bilinçli olarak yeni siyasi merkeze yaklaşan yol tutturdu.
Netice...
Yeni Türkiye, yenilenen aktörler üzerinden yeni modellerle inşa edilecek!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.