YAZARA MAİL GÖNDER Erdoğan... Merkez Bankası... Arka planda olup bitenler!

YAZARLAR

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim...
Piyasaların algıladığı türden, Cumhurbaşkanı ile Merkez Bankası arasında bir tartışma değildir yaşananlar. Kökü hayli eskilere uzanmaktadır. IMF ile Stand-By'ı yenileme girişiminden, Bakanlar Kurulu'nda kabul edilmesine rağmen bloke edilen Mali Kural'a kadar çok sayıda yaşanmışlık var gerisinde. Bugünü farklı kılan, "Cumhurbaşkanı öyle söyler ama biz bildiğimizi yaparız" tarzının sürdürülemezliğidir. Şimdilerde herkes aynı soruyu soruyor: "Cumhurbaşkanı ne yapmak istiyor?"
Olup bitenin anlaşılmaması kadar anlaşılmak istenmemesi de sorun.

***
Merkez Bankası ve faiz politikası konusunu Cumhurbaşkanı'na ilk soran gazetecilerden biri olarak, gerek o değerlendirmelerin arka planına ilişkin gözlemlerim gerekse Ankara tecrübemle özetlemem gerekirse...
Cumhurbaşkanı, faizlerin yüksek olduğuna, yüksek faizin ekonomiye zarar verdiğine samimiyetle inanıyor.
Ön planda Merkez Bankası görünse de, Banka'nın arkasında mevzilenen iç ve dış odakları da hedef alıyor. Sadece paradan para kazanmayı esas alan reel sektörü ikinci plana iten politik -bürokratik -ekonomik ittifakı sorguluyor.
Ezber bozuyor. Faiz politikasına etki eden unsurlar bakımından yeni yaklaşımları ve/ veya düşünme biçimlerini teşvik ediyor.
***

Bir detay daha... Ocak 2014'teki faiz şoku... 17-25 Aralık 2013'teki kumpastan çok önce "faiz artsın lobisi" iş başında idi. 2014'ün ilk günlerinde "siyasi belirsizlik algısı" da pompalanınca faiz artışı için gün doğdu. O tarihte 2-2.5 puan faiz artışı ile piyasaların yatışacağı, 6 ay içinde geriye çekileceği hesabı yapılsa da pratik böyle olmadı. 5.5 puanlık şok faiz artışı ile "önden yüklemeli program" uygulandı, "faizi kademeli indirme" planı işlemedi. Cumhurbaşkanı, bu tutarsızlığı affetmedi!
***

Bundan sonrasına gelince...
Seçimden sonra yeni dönem başlar. Merkez Bankası, fiyat istikrarını koruyup kollama görevinin yanında büyümeye duyarlı yeni görevler üstlenebilir.
Para Politikası Kurulu'na eli taşın altında olan, üretimden gelen isimler de girer. Toplantı tutanakları belli aralıklarla halka açılır, gerçekler görülür.
Hesap verebilirliğin düzeyi, "enflasyon hedefi tutmadı" diye Hükümet'e mektup yazmanın ötesine geçer, bürokratlar da siyasiler gibi bedel ödemeyi baştan kabul eder!


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.