YAZARA MAİL GÖNDER Hem karnım doysun hem de pastam dursun

YAZARLAR

Yurtdışında yerleşik 2 milyon 867 bin seçmenin dünden itibaren sandığa gitmesi ile seçim sürecinde bir viraj daha dönüldü. Artık nihai neticeyi belirleyecek son düzlüğe yaklaşıyoruz. İngiltere'de uygulandığı gibi örnek teşkil edecek seçmen gruplarına oy kullandıktan sonra hangi partiyi tercih ettikleri sorulsa, parlamentodaki sandalye dağılımını bugünden üç aşağı beş yukarı öngörmek de mümkün. Kuşkusuz, yurtdışında yaşayan seçmenin oy vermesini etkileyen faktörler, yurtiçinden farklı. Ama yabancı ülkelerde yaşasalar da hemen hepsi Türkiye'nin geleceğiyle yakından ilgililer. Ayrıca... Oyunun rengini belli eden gurbetçilerin ilk işaretlerine, akrabalık bağlarının bulunduğu memleketlerindeki saha çalışması verileri de eklenirse, 7 Haziran gecesinin tablosu bir ay öncesinden çizilebilir.

***

Peki, bugün hangi noktadayız? Adaylar, seçim beyannameleri ve meydan performansları birlikte değerlendirildiğinde...
Üç muhalefet partisinin "seçim beyannameleri" üzerinden estirdikleri rüzgârın şiddeti giderek diniyor. Nedeni gayet açık... Seçmen, "Hem karnım doysun hem de pastam dursun" istiyor da ondan. Bu gözlemi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay'ın "rasyonel seçmen" tanımlaması ile bütünleştirmek mümkün. Beşir Hoca, "Rasyonel seçmen, ailesinin geleceğine bakan, buna göre sandığa giden, macera istemeyen seçmendir" diyor.
***

"Her sandık bir derstir!" Seçmenin gerek iktidar gerekse muhalefet partilerine mesajları olacaktır. AK Parti açısından bu mesajın, HDP üzerinden verilmesi için olağanüstü gayret gösterildiği aşikâr. Yani... HDP'yi, siyasal gücünü aşan sayısal çoğunluğa taşıyıp, AK Parti'yi salt çoğunluk sınırına çekmek! İşte seçmenin feraseti burada devreye girecek. Şayet iktidar partisine samimi bir mesajı varsa, kantarın topuzunu kaçırmayacaktır. Seçmen; HDP'yi, Türkiye partisine dönüştürecek, silahla bağını kesecek bir kredi mi açacak? Yoksa HDP'nin iki yüzlü siyasetine tepki gösterip, güçlü iktidardan yana tavır mı alacak? Öncü sinyaller, seçmen basiretinin bu iki seçenek arasında "ince ayar" yapacağına işaret ediyor.
CHP ve MHP'nin iktidar veya iktidar alternatifi olup olamayacağı da CHP'den Vatan Partisi ve HDP'ye, MHP'den Saadet-Büyük Birlik ittifakına oy kayması olup olmayacağı da görülecek.
***

Cumhurbaşkanı'nın ilk kez halk tarafından seçildiği Ağustos 2014'ten bu yana tecrübe ettiğimiz bekleme odasındaki mevcut siyasi sistem de seçmenin kararına yansıyacak. Seçmen, Cumhurbaşkanı ile Hükümet uyumunun değerinin fazlasıyla farkında. Üstelik "koalisyon hafızası" da hayli taze. Hal böyle olduğu için "yeni anayasa yapılması, yeni anayasa yapımına kadar geçecek sürede devletin zirvesinde eşgüdüm sağlanması, parçalı hükümet modellerinden uzak durulması" en temel belirleyiciler arasında. "Kararsız seçmen" sayısı da giderek azalıyor.
Zira siyasi istikrar olmadan, ekonomik istikrarın korunamayacağı Türkiye deneyiminde gayet iyi biliniyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.