YAZARA MAİL GÖNDER AK Parti'nin iç sesi ne diyor?

YAZARLAR

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "AK Parti iç dinamiklerini, Çözüm Süreci'ni okumak, paralel yapının güncel resmini görmek, hatta Cumhurbaşkanlığı'nın nabzını tutmak için" ideal bir isim. Sandık öncesi, son düzlükte Sayın Akdoğan'la kapsamlı sohbet imkânı bulduk. Ancak ben konuyu, dört sütun üzerine bina etmek istiyorum:
1- AK Parti tabanının psikolojisi. 2- HDP'ye biçilen rol ve Çözüm Süreci. 3- Seçim güvenliği. 4- Cumhurbaşkanı'nın milletle buluşması.

***

İlk konu mühim. Akdoğan bu noktada şu tespiti paylaştı: "Başlangıçta Türkiye kendi halinde seçime gidiyor, vaatler yarışıyor algısı hâkimdi. Sonra millet eski Türkiye'ye dönme tehlikesini gördü. 1-2 puanın bile kaderi etkileyeceği gerçeği uyuyan devi uyandırdı."
***

İkinci konu, HDP üzerinden yazılan senaryo. İşin bu tarafı karmaşık olsa da Akdoğan'ın sadeleştirmesi şöyle:
"Bir kaos planı var. HDP'nin amacı hükümet kurulamayan bir yapıdan, özerklik ilan edilebilir mi arayışı? HDP ile konsorsiyum oluşturanların amacı ise yeniden vesayet düzenine dönme çabası!"
Bu başlık altında bir diğer husus, "Çözüm Süreci." Akdoğan, dedi ki: "8 Haziran'da AK Parti iktidarda değilse, Çözüm Süreci'nin ruhuna Fatiha!" Ve ekledi:
"Sürecin sahibi AK Parti'dir ve devam ettirecektir. Süreç başarıya ulaşsa bile bizim bunlarla mücadelemiz sürecek. Kürtleri onlara bırakamayız."
Peki, "HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ı siyasette nereye oturtacağız?" Akdoğan'a göre, Demirtaş bir proje ve aslında İmralı'ya karşı hamle. Amaç ise yeni aktörleri devreye sokmak! Akdoğan diyor ki...
"Ağabeyi Nurettin Demirtaş, bu çizgilerdeki partilerden birinin genel başkanıydı. Sonra Kandil'e gitti. Bu, demokrasiye inancı sorgulayan bir şey. Peki, Selahattin Demirtaş'ın dağa çıkmayacağının garantisi var mı 6 ay sonra? HDP aile şirketi mi? Bir sen, bir kardeşin genel başkan. İşinize geldiği zaman dağa çıkıyorsunuz, işinize geldiği zaman genel başkan oluyorsunuz! Bunlar çiçek çocuk muamelesi görmeye alışmışlar. Öpeceksin, koklayacaksın. Arkadaş sen kutsal inek misin? Senin yanlışlarını görmeyecek, pohpohlayacak mıyız? Biz özgürlük anlayışı geliştirdik de sen konuşuyorsun."
***

Ve tabii ki hassas bir konu da "seçim güvenliği." Burada hem HDP hem de paralel yapı boyutu var. Akdoğan, "HDP barajı geçemezse şöyle olur, böyle olur. Bunların tehditlerine pabuç bırakacak halimiz yok. Dağdan gelip bağdakini mi kovacaksın? Buna eyvallah demeyiz. Devlet hem seçim güvenliğini hem kamu güvenliğini sağlar. Gereğini de yapıyor zaten. Vatandaş hür iradesiyle oyunu kullansın."
Paralel yapıyla ilgili bölüm ise çetrefilli...
"Paralelin bürokrasi içindeki elemanlarının hile yapma, seçime şaibe bulaştırma çabası var. Oy çalma bunlar için sıradan faaliyet. Neymiş? AK Parti'de ekipler oluşturulmuş, (sandık sonuçlarıyla ilgili) kararlar alınıyormuş. Benim ismim de geçtiği için söylüyorum, bu kadar yalanı üretmek için ruhunu şeytana satmak lazım!"
***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın denklem içindeki konumuna gelince... Akdoğan, Demirtaş'ın seçim kampanyasına "Seni Başkan seçtirmeyiz" söylemi ile başladığına değindi ve şunları söyledi:
"Niye yaptı bunu? Karşı mahalleye, 'Gelin beni kullanın' mesajı verdi. Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine kurulmuş bir kampanya var. Cumhurbaşkanı'nın da eli armut toplamıyor. Hedefe konulmuş bir Cumhurbaşkanı var. Kasımpaşalı Erdoğan, kendini savunmayacak mı? Savunur. Sayın Cumhurbaşkanımız savunma hakkını kullanıyor!"

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.