YAZARA MAİL GÖNDER Geçici hükümet, azınlık hükümeti, Cumhurbaşkanı'nın rolü...

YAZARLAR

Ankara, "koalisyon pazarlıklarının" yanı sıra, Anayasa'nın kritik birkaç maddesi üzerinde kafa yorulan günlerden geçiyor. Özellikle 114 ve 116. maddelerin yorumu, Cumhurbaşkanı'nın yetki kullanma biçimi ve muhalefet partilerinin olası tepkileri analiz ediliyor. 13 yıllık tek başına iktidar döneminde kimsenin aklına gelmeyen maddeler bunlar...
Anayasa'nın 114. maddesine göre, "Yeni seçilen TBMM'de Başkanlık Divanı seçiminden sonra 45 gün içinde Bakanlar Kurulu'nun kurulamaması halinde Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı'na danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir."
Buradaki "karar verebilir" vurgusu çok önemli. Nedenine gelince... Cumhurbaşkanı'nın alacağı inisiyatif bakımından esnek ve hassas bir ifade söz konusu.

***

Resmi beyanlar, hükümet formülü olarak AK Parti-CHP veya AK Parti-MHP'ye işaret ediyor. MHP, kapıları baştan kapatıyor. AK Parti'nin, CHP ile koalisyon kuramadığı durumda, hükümet kurma görevini Kemal Kılıçdaroğlu üstlenirse, CHP-AK Parti koalisyonu da imkansız görünüyor. Yani, Kılıçdaroğlu'nun Başbakanlığı... CHP-MHPHDP bloğu, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "kırmızı çizgileri" nedeni ile çöktüğü, Meclis Başkanlığı seçimindeki tavırlar nedeni ile iki muhalefet partisi arasında ipler gerildiği için o cenahtan bir hükümet çıkmasına da ihtimal verilmiyor. AK Parti, tabandan gelen sinyaller ve kurmay kadronun görüşleri doğrultusunda HDP'li koalisyonun kenarından bile geçmiyor. HDP de hükümet süreçlerinde yer almak yerine, 80 vekillik siyasi performansını hazmetmeye uğraşıyor.
***

Bu durumda şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:
Başbakan Ahmet Davutoğlu, koalisyon turlarından netice alamazsa, ikinci parti olan CHP'nin de salt çoğunluğa ulaşması veya azınlık hükümeti kurması düşünülmüyor. Bir başka ifade ile 45 günlük süre içinde güvenoyu alacak hükümet kurulamazsa, azınlık hükümeti kurulmasına Cumhurbaşkanı'nın onay vermeyeceği biliniyor.
Lakin... 45 günlük süre dolduğunda durum farklı bir hal alıyor. İşte o tarihten sonra Cumhurbaşkanı'nın, 114. maddedeki "seçimlerin yenilenmesine karar verebilir" yetkisi devreye giriyor ve yeni şartlar altında Türkiye'yi seçime götürecek bir "azınlık hükümeti kurulması mümkün olabiliyor."
Bu noktada denilebilir ki, "Anayasa'nın 116. maddesinde 'Geçici Bakanlar Kurulu' tanımı bulunuyor." Evet, doğru.
Seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulu'nu kurmak üzere bir Başbakan atar. Geçici Bakanlar Kurulu'na, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma Bakanları TBMM'deki veya Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından oranlarına göre üye alınır.
İşte burası bam teli!
Türkiye'yi seçime taşıyacak "Geçici hükümet" modeli, AK Parti, CHP, MHP ve HDP'nin, milletvekili sayısı ile orantılı Bakanlar Kurulu bileşimi demek. Yani, HDP'nin, seçimler yenileninceye kadar en az 3 bakanla kabineye girmesi söz konusu.
Peki, Türkiye siyaseti, bugünkü Meclis yapısı, özellikle MHP yönetimi, böyle bir hükümeti içselleştirebilir mi?
Bağlayıcı açıklamalarına göre MHP, adını bile anmadığı HDP'nin 3 aylığına da olsa hükümet'he girmesine tahammül edemeyeceğine göre, geriye tek seçenek kalıyor. AK Parti'nin, MHP destekli "azınlık hükümeti" kurması ve seçim hükümeti olarak çalışması. Seçimlerin tarihi mi? Onu da AK Parti ile MHP belirleyecektir. Muhtemelen, 2016 baharında sandık tekrar milletin önüne gelecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.