YAZARA MAİL GÖNDER Sayın Cumhurbaşkanı'na arzımdır

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

2 Eylül'de gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada, güvenlikle ilgili hassas konulara dair kritik başlıkların yanında aşağıdaki paragraf da dikkatle kaleme alınmıştı:
"Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ile yurtiçinde ve yurtdışında, illegal ekonomik boyutu da dahil olmak üzere sürdürülmekte olan mücadele kararlılıkla devam ettirilecek. Demokratik bir hukuk devleti olan ülkemizde, kanun dışı hiçbir yapılanma ve eyleme müsaade edilmeyecek, bu tür faaliyetler son buluncaya kadar mücadeleye devam edilecek, mücadele hukuk çerçevesinde yürütülecek."
Mali ve finans konularından mütevazı sınırlar içinde anlayan, hukuki konulara yatkın, bürokrasinin işleyişini yıllardır yakından izleyen bir gazeteci olarak bazı hususlara değinmeyi mesleki sorumluluğumun bir parçası olarak görüyorum.

***

PDY ile mücadele, "Legal görünümlü illegal yapılar" olarak Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne de yansıtıldı. Böylece, PDY konusunun malum çevrelerin iddia ettiği gibi sizin veya bir grup AK Partilinin "kişisel meselesi olmadığı", devletin bekasıyla doğrudan ilgili mesele olduğu resmi kayıtlara geçti. Bu kapsamda yeni mücadele stratejisi oluşturulmaya ve MGK'da düzenli olarak ele alınmaya başlandı. Zaten buraya kadar kat edilen mesafe, devlette olması gereken, gecikmiş bir dizi adımın atılmasından ibaretti. Kuşkusuz, devlet kurumları kendi görev sahaları içinde, PDY ve bağlantılı pek çok kişi, kurum veya olayı değerlendiriyor, raporluyor. Ancak süreç içinde titizlikle ele alınması gereken, hatta mücadele tarzının ve kurumsal modelitesinin gözden geçirilmesini gerektiren özellikli durumlar ortaya çıkıyor.
***

Aceleci hüküm vermek istemem. Hata payını üstlenerek belirtmek isterim ki PDY ile mücadelede, "perakende yaklaşımlar" giderek ağır basıyor. Ve sanki devletin zirvesinin ağaçlardan ormanı görmekte zorlanacağı bir tablo doğuyor. İnce ayara muhtaç örneklerin sayısı artıyor. Buna göre,
1- PDY'nin, devlet içindeki kapalı devre ağı önemli süreçleri hâlâ kesintiye uğratabiliyor, içini boşaltabiliyor veya sulandırabiliyor.
2- Mücadelenin merkezinde konuşlanan PDY'nin beyni ve finansörü isimler için "erken uyarı" sistemi işletilebiliyor. İş başındaki ekipler, göz göre göre devletin elinden kaçırılabiliyor!
3- PDY ile mücadelede rol üstlenen kadroların yetkinliği, mücadele ettikleri bürokratik elitin gerisinde kalabiliyor. Ciddi müdahaleler kesintiye uğrayabiliyor.
4- Çok daha önemlisi, bir grup bürokrat "PDY ile mücadele etmek" yerine "eder gibi yapıyor." Bu yüzden raporların kalitesi sorgulanabiliyor, delillendirme zayıflayabiliyor. Bilhassa mücadelenin içinde görünerek terfi etmek, pozisyon almak, göze girmek gibi saikler, işin aslının önüne geçebiliyor. Gücü kırılma aşamasına gelen unsurlar bu sayede yeniden motive olabiliyor.
5- Organize bir yapı ile yıllara sari mücadele sürecinde, olgunlaşmamış hamleler, "dosya bir açılsın da gerisi gelir" şeklindeki kolaycı anlayış, bu mühim devlet sorununun çözümünü güçleştiriyor. Özensiz işlemler nedeniyle bireysel mağduriyetlere de yol açılarak, PDY'nin iyi niyetli vatandaş nezdinde yeniden tutunması için zemin sağlanabiliyor.
Netice olarak... PDY ile "hukuk çerçevesinde etkili mücadele" için teknik bilgisi güçlü, vitrine değil görevine odaklı, vicdan sahibi, temayüz ederek mesleki kariyerini bu alanda yapacak analitik, istihbari, hukuki, finansal bir takıma ihtiyaç var.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.