YAZARA MAİL GÖNDER 7 Haziran-1 Kasım beyanname farkı...

YAZARLAR

AK Parti'nin "1 Kasım Seçim Beyannamesi" açıklanır açıklanmaz, "Daha önce neredeydiniz?" tartışması başlatıldı.
Oysa AK Parti, sosyal politika ve sosyal devlet alanında, rakip partilerin çok önündeydi. Bunun yeterli olduğunu düşünüyordu. Bir başka anlatımla, "Onlar konuşur AK Parti yapar" söyleminin seçmeni etkileyeceğini varsayıyordu. Oysa CHP, sadece "emekliye iki maaş ikramiye" vaadiyle cami cemaatine bile ulaşmayı başardı. Dolayısıyla, AK Parti'nin seçim sözlerinin pek çoğu yıllardır üzerinde çalışılan ve zamana yayılan reçeteler arasındaydı. Peki, mesele ne idi? Mesele, Haziran 2013'ten bu yana Türkiye'ye çekilen siyasi operasyonlar ve küresel daralma nedeni ile ekonomide yeterince hareket alanı kalmaması, yapısal reform gündeminin ertelenmesi idi.
İyi de "Şimdi ne fark var?" diye sorulacak olursa... Temel fark, 7 Haziran'dan çıkarılan derslerle ilgili. Yani, tek başına iktidar olamadıktan sonra, birilerinin pompaladığı şekliyle "Ali Babacan sahnede olsa da kâr etmiyor." Tek başına iktidarı yakalayan partinin, güncel ajandasını hayata geçirmek için öngörülebilir takvimi bulunabiliyor.

***

AK Parti seçim beyannamesinde işlenecek çok konu var. Ancak somut örnekle birkaç başlığı ve vatandaş açısından önemini anlatmayı tercih ederim.
Halihazırda üniversiteye giremeyen 1.1 milyon lise mezunu ve üniversiteyi bitiren 600 bin genç söz konusu. Evladınız üniversiteyi kazanamamış ya da üniversite bitirip iş bulamamış. Canınız sıkkın. Bir gün bakıyorsunuz SGK'dan bir uyarı. "Sizin genç gelir testi yaptırsın, sağlık sigortası primi ödesin. Yoksa cezası var." Asabınız bozulmaz mı? Ankara'da oturan bürokrat için kâğıt üstünde doğru bir yaklaşım gibi görünebilir. Lakin seçmen açısından öyle mi?
Sonuç: AK Parti, o gençlerden 2 yıl prim almayacak. Fakat o sürede evde oturmalarını da istemeyecek. Oğlunuz, kızınız işsiz. Devlet çıkıp dese ki "İş bulman için ne nitelik gerekiyor? Yabancı dil mi, ara eleman meslek kursu mu? Gel kardeşim, 1 yıl kurs parası benden!" Ya da "Gençler bir araya gelin. Ziraat mühendisi misiniz? Organik tarım ve pazarlaması mı yapacaksınız? 50 bin TL hibe, 100 bin TL faizsiz kredin hazır" dese... Ki artık diyecek...
Örnek vaatler o kadar fazla ki... Emeklilere 1 maaş ikramiye, çiftçiye KDV'siz gübre ve yem, 1.300 TL asgari ücret, çocuk yapan kadınlara esnek çalışma imkânları, doğum yardımları, erken emeklilik, yaşlı ve engellilere gündüz bakımevleri...
Veya bir başka konu... Yargı ve güven sorunu. Mahkemesi olan hangi vatandaş, davasının ne kadar zamanda sonuçlanacağını bilmek istemez? Bilirkişi marifetiyle adaletin çarpıtılmasına itiraz etmez!
Netice...
Soyut söylemlere ve mazideki başarılara yaslanmak yetmez. Vatandaş, geçmişten alınan güçle, geleceğe dair güvence bekler. Bu kez beklentinin karşılandığı söylenebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.