YAZARA MAİL GÖNDER Terörle mücadele ve askerin sistemdeki rolü

YAZARLAR

Hafta içinde medyaya yansıyan bir haber dikkatli gözlerden kaçmadı. Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar'ın, şehirlerdeki terör operasyonlarına askerin girmesine karşı çıktığını iddia eden o haber, pek çok açıdan üzerinde durulmaya değer. Bu haberin doğru olup olmadığından önce, odaklanmamız gereken kritik hususlar var... Öncelikli konumuz kuşkusuz, "Askerin anayasal sistem içindeki yeri ve rolü!"
Eski Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel de değişik vesilelerle siyasi mindere çekilmek istenmiş ancak "Milli iradeye saygı", "anayasaya bağlılık", "hukukun üstünlüğüne olan inanç" noktasında net duruş sergilemişti. Org. Özel'in görev üstlendiği şartlar farklı ve zorlu idi. Her şey dışarıya yansıdığı gibi pozitif de seyretmedi. Ama resmi konuşmalar, meşru zeminlerde ve gizlilik sınırlarında kaldı.

***

Peki, bugün olup bitenleri nasıl yorumlamalıyız? Veya Org. Akar'ı kimler, ne şekilde test ediyor? Bir süredir belli mahfillerde "askeri merkeze alan" sessiz ve derin değerlendirmeler yapıldığını duyuyoruz. Esasen her yeni Genelkurmay Başkanı ataması öncesinde işleyen bir mekanizma bu. Hele o Genelkurmay Başkanı 4 yıllık perspektife sahipse, merak dozu da artıyor. Bunlara alışkınız. Nitekim Org.Akar da 30 Ağustos'a giden yolda hayli sert ve yıpratıcı psikolojik harekâta maruz kaldı. Benim işaret etmek istediğim husus, "güncel terörle mücadele süreci" nedeni ile askeri, sivil otoritenin karşısına çıkarmaya azmettiren zihniyet!
***

Genelkurmay'ın bilinen ve bugün de geçerliliğini koruyan yaklaşımı özetle şöyle: "Türk Silahlı Kuvvetleri, siyasi otoritenin direktifleri doğrultusunda teröristle mücadele eder. Terörle mücadele ise daha kapsamlıdır ve güvenlik boyutu dışındaki hususlarda tasarruf yetkisi Meclis ve Hükümet'tedir."
Askerin hassas olduğu nokta, hepimizin ortak noktasıdır. "Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü!" Bu ortak paydayı koruyan, ortak aklın ürünü karar ve uygulamalarda askerin, siyaset kurumu ile bilek güreşine girmesi beklenemez.
Lakin... Teröristle mücadele, özünde güvenlikçi politikaları içerdiği için askerin, sistem içinde yetki veya etki alanını genişletme eğiliminde olduğuna/ olacağına dair bir propaganda makinesi de devrede. Birileri yine "asker adına" ya da "askerin iç sesi" havası yayarak fısıltı gazetesine tiraj artırma eğiliminde.
***

Org. Akar'ın, Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Hükümet ve devlet kurumları ile olması gereken mesafedeki ilişkisi ve inisiyatifi, onun büyüteç altında tutulmasına yetiyor. Siyasi iradeyle hesaplaşma içindeki karmaşık unsurlar, Genelkurmay'ı kendince aktive etmeyi amaçlıyor da olabilir. Org. Akar'ın, terörle mücadeleye yaklaşımı, sivil -asker ilişkilerine bakışı, anayasaya sadakati ve şimdiye kadar sergilediği titizlik şüphesiz önemli. Fakat "hiyerarşik zincirde komutan" olmanın ötesinde, erinden generaline kadar tüm askeri personel için "gönüllerin komutanı olması" da bir o kadar önemli. İşin bu yönü TSK'nın milli ordu kimliğinin korunması, etnik, dini, mezhepsel ayrımcılığın dışında tutulması, yasadışı yapılanmalarla kararlı mücadelesi için de hassas. Org. Akar'ı tanıyanlar, demokratik ilke ve genel çizginin temsilcisi olacağını vurguluyorlar.
En baştaki iddiaya gelince... Terör örgütünün şehir yapılanması ile emniyet ve jandarmanın, kırsaldaki ve yurtdışındaki uzantıları ile kara ve hava kuvvetlerinin eşgüdümü ile insan üstü mücadele sürüyor. Org. Akar'ın yasal zeminlerdeki söylemi de saha ile örtüşüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.