Türkiye'nin en iyi haber sitesi

1 Kasım seçimleri öncesinde ısrarla savunulan tez "gerilim ve toplumsal kutuplaşma" üzerineydi. Hatta bir adım ileri giderek "iç savaştan" söz edecek kadar akıl tutulmasını yaşayanlar da çıktı. Peki, seçim sonuçları neyi gösterdi? Türkiye'de gerilim var mı, yok mu?
Sandığa etki eden onlarca faktör içinde "kutuplaşma" iddiasının ağırlık katsayısı sanıldığı kadar yüksek çıkmadı. Bir başka ifade ile toplumun geneline yayılan gerilimden veya toplumun yönetemediği kadar yüksek tansiyondan söz etmenin doğru olmadığı görüldü. "İyi de 'kutuplaşma var' diyenler, kökten yanıldı mı?" sorusunun cevapları şöyle:
1- Gerginlik söylemi ile toplumdaki "hoşnutsuzluk, huzursuzluk ya da mutsuzluk" gerekçeleri arasında ayrım yapmak gerektiği ortaya çıktı.
2- Toplumsal farklılıkların, savunulduğu ölçüde gerilim üretmediği, toplumsal tolerans kabiliyetinin ve sağduyunun dengeleyici rol oynadığı anlaşıldı.
3-
Kutuplaşma varsayımının özünde AK Parti karşıtlığından kaynaklandığı, AK Parti'ye, uygulamalarına, uzun dönemli iktidar gücüne tahammül edemeyenlerdeki iç rahatsızlığın, toplumsal zıtlaşma gibi sunularak, genelleme yanılgısına düşüldüğü teyit edildi.

***

Bütün bunlara rağmen, "stres birikim noktalarını" görme ve negatif enerjiyi giderme görevi de AK Parti'ye düşüyor. Siyasi fikirleri yıllardır iktidar olamayan, iktidara gelme umudu taşımayan, her seçimde hayal kırıklığı yaşayan yüzde 50'lik seçmen kitlesinin psikolojik tahlilinin yapılması artık AK Parti'nin de öncelikleri arasında. Muhalefet partileri, dayandıkları siyasal tabanın beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayamadığı için, dönem dönem artan tepkiselliğin faturasının AK Parti'ye kesildiğine kuşku yok. Bu durumda, -hiç olmazsamuhalefet kurumsal yeniden yapılanmasını tamamlayıncaya kadar AK Parti'nin milletten aldığı desteği, "gerilim faktörlerini izole etme" amacıyla da kullanması zorunluluk.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER