Türkiye'nin en iyi haber sitesi

G20 Antalya Zirvesi, uluslararası toplum için olduğu kadar Türkiye için de özel mesajlarla sonuçlandı.
Önce zirvenin Türkiye açısından kritik noktalarına değinelim...

1- Haziran 2013 Gezi Olayları, 17 ve 25 Aralık 2013 siyasete müdahale girişimleri ile başlayan, dış ayağı da bulunan, Türkiye'nin itibarını sarsmayı ve yalnızlaştırmayı hedefleyen büyük oyun, G20 Zirvesi'nde sergilenen Türkiye profili sayesinde bozuldu.
2- G20, halkın doğrudan oyları ile seçtiği Cumhurbaşkanı'nın, içeride güçlü destek bulan siyasi iktidarların varlığı sayesinde küresel güç dengelerinin etkilenebileceğini, zayıf iktidarların ise kendi kaderini bile tayin etmekten aciz kalacağını net bir şekilde gösterdi.
3- Antalya'daki toplantıyla, Türkiye'nin devler ligindeki organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesi, uluslararası aktörlerin gündemini belirleme ve yapısal reform önerme kabiliyeti test edilip onaylandı.

***

Zirvenin küresel boyutlarına gelince...
1-
Global gelir dağılımındaki eşitsizliklerin, büyüme yetersizliklerinin ve genç işsizliğinin ciddi güvenlik riskleri ürettiği, en güvenli ülkeyi bile en umulmadık anda vurabilecek asrın vebası teröre kaynaklık teşkil ettiği genel kabul gördü.
2- Finansal sistemlerdeki kırılganlıkların, bulaşıcı yönü ile küresel ekonomik istikrarsızlığı tetiklediği, sistemik tehditlere karşı mutlak olarak küresel çapta mücadele verilmesi gerekliliği teyit edildi.
3- Özgürlük-güvenlik dengesinin küresel ölçekte korunmasının önemi vurgulandığı gibi özgürlüklerin kısıtlanması halinde küresel mobilizasyonun azalacağı, ekonomilerin ağır yara alacağı, bu durumun aşırıcılığı büyüteceği kayda geçirildi.
***

G20'den Ankara'ya, TBMM'ye dönecek olursak...
Bugün TBMM'de 26. dönem milletvekillerinin yemin, yarın 64. Hükümet'in kuruluş günü.
Yeni hükümet için şu tespitte bulunmak mümkün:
* Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın tavsiyelerinin hassasiyetle dikkate alındığı, yüzde 49.5 oy performansı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun tercihlerinin de yansıdığı, tanımlanmış ve takvime bağlanmış ajanda çerçevesinde çalışan, ertelenmiş reformları hayata geçiren, dava arkadaşlığı ortak paydasını esas alan, kişisel ihtirasları arka plana iten kabine...
Yeni ekonomi bağlamında ise şu ipuçlarını paylaşmak yanıltıcı olmayacaktır:
* Yapısal dönüşüm programlarını 1 yılda neticeye bağlamaya kararlı, yılın ilk çeyreğinde seçim vaatlerini uygulamaya taşıyan, ikinci çeyrekten itibaren başlangıçta acı verse de kısa süre içinde iyileştirici yanları ön plana çıkan köklü reçetelerin yazılıp uygulandığı birinci sınıf ekonomi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER