YAZARA MAİL GÖNDER Milletin süreci...

YAZARLAR

"Anadolu'yu Mezopotamya'dan koparma" planına karşı, "Ortak tarihin ve ortak vatanın sahiplerinin" gür sesi yükseldi dün Mardin'den... "Kardeşlik Buluşmaları" ile açılan yeni dönemin kodlarını dinledik Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan.
Başbakan dedi ki...
"Terörle mücadele kararlılıkla sürerken, inşa ve ihya dönemi başlatılacak!"
"Çözüm iradesine bağlıyız ama daha çok bağlı olduğumuz milli iradedir, milletin birliğidir."

***

Artuklu Üniversitesi konferans salonundaki mesajların, Mardin sokaklarındaki yansımasına tanık olduk. Beklenti çok büyüktü. Tıpkı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 2005'te Diyarbakır'da yaptığı konuşmasındaki gibi... Ve... Soyut anlatımdan ziyade, günlük hayata dokunan somut reçetelerin halkta ciddi karşılık bulduğunu gördük! Kredi, prim, ev, iş, aş...
***

Başbakan'ın açıkladığı 10 maddelik terörle mücadele eylem planını üç başlıkta özetlemek mümkün:
"Dünden alınan dersler, bugünkü yaraların sarılması ve yarına umut aşılanması..."
Dünün eksikliklerini giderme adına en önemli husus, "mutlak kamu düzeninin sağlanması ve bazı belediyelerin yetkisini kötüye kullanımına neşter vurulması" olarak ön plana çıktı.
Bugüne dair de çok şey vardı... "Toplum psikolojisinin tahkimi, devletin şefkat ve kudret dengesinin tesisi, şehirlerin yeniden imarı, sosyal harcamalara ağırlık verilmesi, gençlerin kazanılması, algı operasyonlarının durdurulması..." gibi.
Kuşkusuz en çok merak edilen başlık, yarına dair siyasi tasarımdı. "Kapsamlı demokratik reform, yeni anayasa ve Ortadoğu halkları arasında birleştiricilik" hedefini paylaştı Başbakan...
***

Sn. Davutoğlu'nun, "Elinde silah olan kimseyi muhatap almayacağız" sözünü özel olarak not etmekte fayda var. "Yeni Milli Birlik ve Kardeşlik Döneminin" ayrıştırıcı yönü de bu. Yani... "Doğrudan milletin muhatap kabul edilmesi" ve şiddete bulaşmamak kaydıyla söyleyecek sözü olan herkesi "İstişare Meclislerinde" buluşturacak olması.
***

Başbakan'ın, "Terör Master Planı'nda" son maddede yer verdiği çağrısını, genel geçer ifadeler olarak görmemek lazım. Erbil'deki, Haseke'deki Kürtlere, Basra'daki Şii, Halep'teki Sünni Araplara, Bayır Bucak'taki Türkmenlere seslenişi, "Kürt sorununun, uluslararasılaşma eğilimine" karşı Ankara'nın stratejik hamlesi niteliğinde idi. Siyasi sınırların korunduğu, emperyalist oyunlara karşı kardeşlik coğrafyasının güçlendirildiği, ekonomik, sosyal, kültürel entegrasyonun Türkiye üzerinden gerçekleştiği bir yaklaşımın ipuçları söz konusu idi.
Netice olarak... Sihirli değnekten bahsetmiyoruz.
Çözüme inanan her bireyin sahip çıkması zorunlu, uzun ince bir yoldan geçiyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.