YAZARA MAİL GÖNDER Merkez bankaları bu kez eylemsiz

YAZARLAR

Ocak ayındaki fırtınanın ardından şubat küresel piyasalarda genelde sakin geçti. Gelişen ülke borsaları için trend değişmedi, fon çıkışları aralıksız sürüyor. Bununla birlikte ABD ve Avrupa borsaları, genel satış dalgasının ardından kayıpları geri aldı, ABD borsa endeksleri yeni rekor seviyelerde dolaşıyor. İç piyasada ise küresel fon akışlarının tersine dönmesinin etkisi hissedilirken seçimler öncesinde artan siyasi tansiyon ve bir komşumuzda daha, Ukrayna'da iç karışıklık çıkması, döviz, faiz ve borsa üzerindeki baskının daha fazla hissedilmesine neden oluyor. Küresel piyasalar genel bir bekleme havasında. ABD'de ekonominin hızlı büyümesi, Avrupa'da deflasyona girilmemesi ve gelişen ülke ekonomilerinin sıcak para kaçışlarına karşın hızlı büyümelerini sürdürmeleri umuluyor. Gelen veriler bu umutları azaltsa da tam olarak söndürmüyor. ABD'de hızlı büyüme beklenirken, dördüncü çeyrek GSYH artışı ters yönde revize edildi. Dördüncü çeyrek için ilk açıklama ABD ekonomisinin yüzde 3.2 büyüdüğü yönündeydi. Cuma günü açıklanan ilk revizyon ise büyümenin yüzde 2.4 olduğunu gösterdi. Böylece yıllık büyüme rakamı 1-2 aralığında kaldı. Dördüncü çeyrek verisi son kez açıklanırken bir daha aşağı yönde revize edilebilir. İlk çeyrek için de gelen veriler hızlı büyüme göstermiyor. ABD Merkez Bankası (Fed) yeni başkanı Janet Yellen, ABD Senatosu'nda yaptığı sunumda ekonominin yavaşlayıp yavaşlamadığını izleyeceklerini söyledi. Fed yetkilileri yavaşlamadan kuşkulanıyor ama bu konuda kesin bir kanaat oluşmadığını söylüyor. Bu durumda 18-19 Mart'ta yapılacak toplantıda aylık tahvil alımlarında 10 milyar dolarlık azaltıma devam kararı çıkacağı anlaşılıyor. Böylece Fed'in piyasadan tahvil alımları ayda 55 milyar dolara inecek. Bu da küçük bir rakam değil ama mayıs ayından bu yana küresel piyasalarda oluşan trend bozulmayacak gözüküyor yani gelişen ülke piyasalarından çıkışlar sürebilir. Avrupa'da ise deflasyon korkusu beklenenden biraz daha iyi gelen ocak ayı tüketici fiyat artışı rakamıyla bir ölçüde dağıldı. Fiyat artışlarının biraz daha yavaşlaması beklenirken yıllık artış yüzde 0.8'de kaldı. Bu durumda Avrupa Merkez Bankası'nın yeni teşvik politikaları açıklamakta biraz daha gecikmesi beklenebilir. Euro Bölgesi'nde bu yıl yine büyümenin hızlanması, yüzde 1,2'ye çıkması umuluyor. Buna karşın gelen işsizlik verileri bunu hiç desteklemiyor. Euro Bölgesi'nde işsizlik yüzde 12 ile rekor seviyede seyrediyor. Genç işsizlerin oranı ise yüzde 24 ile ayrı bir rekor seviyede. Hem ABD hem Avrupa merkez bankaları, gelişmeler karşıısında eylemsizlik içinde bekliyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi'ye göre geçen yıl yüzde 0.3 büyüyen Euro Bölgesi resesyonda değil ve deflasyon tehlikesi yok. Teknik olarak bir resesyon söz konusu değil ama durumun parlak olduğu da söylenemez. Fed yetkilileri ise büyüme umutlarının verilere yansımasını beklemekten başka bir şey yapmıyor. Bu durum dünyanın bir durgunluğa doğru sürüklenmesi riskini artırıyor. Gelişen ülke ekonomileri, sıcak para çıkışları nedeniyle ekonomilerinde sarsıntı yaşıyor ve büyüme yavaşlıyor. Ukrayna'daki iç karışıklığın tırmanması da bu olumsuz havayı desteklerken, gelişen piyasalardaki dalgalanmaları artırıyor. ABD ve Avrupa merkez bankalarının para basma dışında ellerinde bir politika aracı yok. Para basmanın büyümeye katkısı ise çok zayıf ancak durgunluğun derinleşmesini engelliyor. Bu umutla bekleme hali, önümüzdeki dönemin daha kaotik geçmesine neden olabilir. ABD ve Avrupa merkez bankaları, verilerin kötüye gitmesi durumunda paniğe kapılıp daha şiddetli parasal genişleme programları açıklayabilir. Küresel piyasalar bir kez daha bu oyuna mı katılır yoksa merkez bankalarının inandırıcılığı kalmadığı için bu kez bütün varlık fiyatlarında düşüşler mi yaşanır? Bu sorunun yanıtını ancak zaman içinde alacağız ama yine iyimser olamıyorum. Dünya 2008 krizine yol açan borç sorunlarını çözmediği gibi aradan geçen dönemde sorun daha da büyüdü, birçok ülkede, örneğin Japonya'da, İtalya'da, Çin'de kontrol edilemez noktalara doğru ilerledi. Bir noktada dünya ekonomisi bunun faturasını ödemek zorunda kalacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.